yön gösterici ne demek?
Direction indicator.
direction
- Açıklama, alıcı adresi
- İstikamet, taraf
- Yönetme, kumanda
- Direktörlük, yönetim
- Yön, meyil, cihet
- İdare, nezaret
- Emir, talimat, tembih
- Belirli bir notanın nasıl çalınacağını belirten işaret
yön gösterme durumu
- Adın, fiilin gösterdiği oluş veya kılışın kendi yönünde yapıldığını göstermek için girdiği durum: ET. san+garu «sana doğru», yok+garu «yukarı doğru», taş+ra «dışarıya», taş+ra «dışarıya», ileri, beri, dışarı, geri vb. bk. yön gösterme eki
yön gösterme eki
- Yön bildiren, yer ve zaman adları yapan ek, yön eki: son-ra, taş-ra, dış-arı, iç-eri vb.
- Fiildeki oluş ve kılışın yönünü göstermek için yönle ilgili yer ve zaman adlarını yön gösterme durumuna sokan ek: + GArU, + ArI, + rA ekleri: ET. Tabgaç+garu «Çine doğru», kün+gerü «güneye doğru», san+garu «sana doğru»; iliñiz+gerü «sizin ilinize doğru»; EAT. añaru berü «oraya, buraya»; göksi+re «göksüne, göksüne doğru»; depesi + re «tepesine, tepesine doğru»; derhal yügürü taşra çıktı «derhal koşarak dışarıya çıktı» vb. +ArI ve+rA ekleri Türkiye Türkçesinde artık canlı bir çekim eki olmaktan çıkmış, sayılı kelimelerde kalıplaşmış olarak kalmıştır: sonra, taşra, üzere, üzre, dışarı, beri, geri vb.
Directive suffix.
Suffixe directif
gösterici
- Gösteri yapan kimse, nümayişçi.
- Fotoğraf, film vb.ni bir yüzeye yansıtmaya yarayan araç, projektör.
- Sayısal veriden elde edilen içeriği göstermek amacıyla kullanılan programlar.
- Filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (Göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. Birgöstericinin başlıca bölümleri şunlardır:göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü);gösterici ışıtacı (ışık kaynağı);gösterici merceği).
Projector, film projector, motion picture projector, cinematograph.
Rioter.
Indicative.
Projector.
Indicator.
Projector projektör.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
yön gösterme durumuyön gösterme ekiyön göstermekyönyön adlarıyön alıcısıyön atlasıyön belirlemeyön belirleme cihazıyön belirteciyön bulmayön bulucuyön değişimigöstericigösterici ayağıgösterici deyimgösterici hakkındagösterici hızıgösterici ışıtacıgösterici ışıtaçlı televizyongösterici kömürügösterici lambalı televizyongösterici merceğigösterigösteri adamıgösteri alanıgösteri alayıgösteri cimnastiği
