|
yürek çarpıntısı
-
Kalp çarpıntısı.
-
Merak, kaygı, korku vb. duygular sebebiyle beliren tedirginlik
Örnek:
Ha bugün sokağa atılıyorum ha yarın diye yürek çarpıntısı geçirmişti. R. N. Güntekin
-
Flutter. palpitation. pant. twitter.
-
Kalp.
-
Bir kimsenin ruhsal yönü, gönül
-
Kupa (I).
-
Herhangi bir şeyden çekinmeme, korkmama, yüreklilik, korkusuzluk, cesaret.
-
Acıma duygusu
Örnek:
Ona merhume demek bile yürek parçalayıcı bir şeydir. R. N. Güntekin
-
Mide, karın, iç
Örnek:
Ayşe Hanım, kahveciden limon şekeri almış, yürek ferahlatır diye uzatıyor. S. M. Alus
-
Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren, değişik sayıda odacıklara ayrılmış ya da tüp biçiminde, kaslı bir organ. Kalp.
-
Bk. kalp.
-
Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren, değişik sayıda odacıklara ayrılmış veya tüp biçiminde, kaslı bir organ. kalp.
-
Audacity. breast. heart. ticker.
-
Heart. spirit. ticker. courage. boldness. ticker kalp. guts cesaret. stomach mide. karın. iç.
-
Breast. heart.
-
heart
-
hearth
-
coeur
-
Göğüs boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek
Örnek:
Bak ellerim nasıl titriyor, bak alnım nasıl yanıyor, bak kalbime nasıl çarpıyor. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Kalp hastalığı.
-
Sevgi, gönül.
-
Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri.
-
Duygu, his
-
Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme.
-
Düzme, sahte, geçmez (para).
-
İşe yaramaz, tembel.
-
Yalancı, kendine güvenilmeyen
-
yürek
-
Bk. yürek
-
Tüm kan dolaşımını ritmik kasılmalarıyla sağlayan, konik biçimli kassel organ, yürek, kor.
-
Yürek.
-
False. base. bogus. counterfeit. forged. mock. phoney. phony. queer. spurious.
-
False. base. bogus. counterfeit. forged. mock. phoney. phony. queer. spurious. heart. ticker.
-
Centre. innermost part. forged. spurious. counterfeit. fake. false. heart. ticker.
-
cardiac
-
cor
-
hearth
-
Kalbin hızlı ve sık vurması
Örnek:
Müthiş bir kalp çarpıntısı ve korku ile kanepeden kalktı. S. F. Abasıyanık
-
Palpitation. pit-a-pat. tremor. flutter. throb.
-
Palpitation. throbbing.
-
Palpitation. throbbing. pulse.
-
palpitation
-
palpitation
-
Kalbin düzensiz çalışması, yürek çarpıntısı.
-
Heart throb.
-
Tremor of the heart
-
Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek
Örnek:
Ona bu merak nereden, nasıl, niçin, ne zaman illet olmuştur diye az kafa yormadım. H. Taner
-
Bir şeyi edinme, yapma, bir şeyle uğraşma isteği
Örnek:
Öteden beri güzel giyinmeye, güzel konuşmaya merakım vardır. R. N. Güntekin
-
Düşkünlük, heves.
-
Kaygı, tasa.
-
Olay dizisinin gelişimi ile seyircide uyandırılan soru duygusu; gerilim sağlayıcı öğe.
-
Curiosity. whim. anxiety. concern. worry. wonderment. interest. hobby. avocation. bug. care. crotchet. disquiet. disquietude. fad. fancy. sensation.
-
Curiosity. bug. cult. fad. interest. solicitude. wonder.
-
Anxiety. curiosity. worry. great interest in. passion for sth. care. concern. cult. fancy. fret. ha hah. hobby. interest. solicitude. stew.
-
curiosity
-
curiosité
kaygı(nedir ne demek)
-
Üzüntü, endişe duyulan düşünce, tasa
Örnek:
Korku ve kaygıyla vücudunu dinledi. A. İlhan
-
Güçlü bir istek ya da dürtünün amacına ulaşamayacak gibi gözüktüğü durumlarda beliren tedirgin edici bir duygu.
-
Worry. anxiety. care. fear. apprehension. discomposure. disquiet. disquietude. inquietude. perturbation. preoccupation. solicitude. fears.
-
Anxiety. care. concern. fear. misgiving. preoccupation. qualm. reassure. solicitude. trepidation. worry.
-
Anxiety. worry. careworn. concern. concernment. dismay. fear. fret. inquietute. load. preoccupation. solicitude. sweat. unease.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|