|
yürütmek
-
Yürüme işini yaptırmak, yürümesini sağlamak.
-
Gerektiği gibi yapmak, uygulamak.
-
Bir yargıyı yerine getirmek, uygulamak.
-
Kabul edilmesi veya tartışılması için bildirmek, açıklamak, öne sürmek.
-
İşinden veya bulunduğu yerden çıkarmak
Örnek:
Seni, teğmene bel bağlayıp girdiğin bisküvi fabrikasından nasıl yürüttülerdi. H. Taner
-
Habersiz olarak almak, çalmak.
-
Make away with. prig. collar. filch. go through with. hold down. lift. nick. pilfer. prosecute. purloin. pursue. push. scrounge. snaffle. sneak. wage. walk. walk away with. walk off with.
-
Bag. collar. drive. enforce. execute. filch. lift. march. nick. propel. purloin. swipe. to make walk. to execute. to carry sth out. to bring into force. to put into force. to enforce. to pilfer. to pinch. to bag. to filch. to walk away/off with sth. to lift. to swipe. to rip sth off. to nick. to walk. to validate. to impose. to propose. pinch. steal.
-
execute
-
Yürümek işi
-
Dansçının dans adımlarıylayürümesi.
-
Bk. geçiş
-
Walk. walking. pace.
-
Marching. walking.
-
walking
-
walking
-
marche
-
marche
yaptırmak(nedir ne demek)
-
Yapmasını sağlamak, yapmasına imkân vermek
Örnek:
Uzatmayalım, yeni yaptırdığım smokini giydim. B. Felek
-
Get smth. done. get. have it made. make. set.
-
Found. get.
-
To have sb make sth. to have sb do sth. bring round to pass. exercise. get. make. motivate. to bring to pass. procure.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|