|
yürümek
-
Adım atarak ilerlemek, gitmek
Örnek:
Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu. H. Taner
-
Karada veya suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek.
-
Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek.
-
Yayan gezmek, yayan gitmek
Örnek:
Gölgesinde yürüdüğü duvarın arkasından bir horoz sesi fark etti. Ö. Seyfettin
-
Yol almak.
-
Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak.
-
Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek.
-
Faiz, hesap edilmek, işlemek.
-
Stir one's stumps. ankle. have a walk. hike. pace. step. step up. toddle. tread. walk.
-
Move. proceed. walk.
-
Gang. go about. leg it. move. pace. step. to stir one's stumps. tread. walk. work out.
-
Yürümek için yapılan ayak atışlarının her biri.
-
Girişim, hamle.
-
Aşama.
-
Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol.
-
Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi.
-
İki dişli arasındaki aralık.
-
Bir ayak atışıyla alınan, uzunluğu yaklaşık 75 cm'lik yol.
-
Ayakta temel duruştan, bir ayağın, türlü yönlerde iki ayak boyu kadar ara ile yer değiştirmesi.
-
Step. footstep. foot. pace.
-
Footstep. pace. step.
-
Step. pace. footpace. footstep.
-
step
-
pas
-
Bulunduğu yerden daha ileriye gitmek, yol almak
Örnek:
Vapur durmadan düdük çalarak ilerliyordu. H. E. Adıvar
-
Vakit geçmek
Örnek:
Mevsimin ilerlemiş olmasına karşın hâlâ direnen bir iki gelincik ve papatya... O. Rifat
-
Daha güçlü, daha etkili duruma gelmek.
-
Daha iyi, daha yüksek bir düzeye, aşamaya erişmek, gelişmek, terakki etmek.
-
Make progress. advance. progress. make progress. improve. proceed. keep going. move on. develop. forge ahead. gain. go along. go on. make headway. move. push on. run on. make one's way. go ahead. get along. go forward.
-
Advance. approach. draw. march. move. pass. plough. proceed. progress. put. to go forward. to move ahead. to move along. to advance. to pass. to develop. to progress. to improve. to get better. to better. to come on. to come along. to make headway.
-
Advance. go-ahead. to go forward. to move ahead. to proceed. to be promoted. to advance. to pass. to develop. to progress. to improve. to get better. to move along. come on. flourish. follow on. to come to the fore. to go forward s. frame. gain. ga.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|