|
yükseltmek
-
Yükseğe çıkarmak, yukarı kaldırmak.
-
Güçlendirmek, şiddetlendirmek.
-
Yüksek bir düzeye getirmek, geliştirmek
Örnek:
Bunlar memleketin edebiyat tarihinde beni yavaş yavaş yükselten birer basamak. H. E. Adıvar
-
Aşama ve mevki bakımından daha yüksek duruma getirmek.
-
Değerini olduğundan daha çok göstermek.
-
Bir sayıyı kendisiyle birkaç kez çarpmak.
-
Send up. advance. boost. bump up. drive up. elevate. enhance. ennoble. escalate. exalt. get up. heighten. hike up. increase. jack. jack up. lift. lift up. louden. mark up. promote. raise. rear. rise. run up. scale up. set up. step up. strengthen. swe.
-
Amplify. boost. elevate. exalt. heighten. hoist. lift. promote. raise. up. upgrade. to raise. to lift up. to hoist. to boost. to increase. to bump sth up. to elevate. to exalt. to promote. to advance. to amplify.
-
Promote. raise. balloon. dignify. elevate. ennoble. erect. exalt. heave. heighten. hoist. raise. rear. scale up. upspring.
-
promote
-
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak
Örnek:
Cebinden maroken kaplı bir defter çıkardı. Ö. Seyfettin
-
Sonunu getirmek.
-
Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek.
-
Bulmak, ortaya koymak.
-
Hatırlamak
Örnek:
Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım. N. Cumalı
-
Döküntülü hastalığa tutulmak.
-
Çok hoşlanmak
Örnek:
Lezzetini çıkara çıkara hikâyesine devam ediyordu. R. H. Karay
-
Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek.
-
Take out. deduct. subtract. remove. divest. throw out. displace. exclude. make out. out. eliminate. unfix. expel. extract. doff. bring out. publish. print out. bare. blank. bruit about. delete. derive. disconnect. dislodge. dismantle. draw off. draw.
-
Abstract. cast. deduct. delete. derive. discharge. disengage. drop. eliminate. excite. exclude. expel. extract. omit. poke. remove. shed. slip. sprout. to take out. to put out. to get out. to get off. to extract. to abstract. to mine. to take off. to remember. to place anımsamak. hatırlamak. to find. to find out. to discover. to make out. to figure out. to get. to dislodge. to remove gidermek. to expel. to dismiss. to excrete. to omit. to leave out. to cross sth out. to cross sth off. to delete. to dislocate. to displace. to publish. to get sth out yayımlamak. to produce. to bring out. to emit. to send out. to exhale. to give sth off. to cause. to raise neden olmak. yol açmak. to issue. to subtract tarh etmek. to deduct. to eliminate. to vomit. to bring sth up. to throw up. to spew. to offer sunmak. to have. to play by ear. to cut. to stick sth out. to get through to sb. to cut.
-
Subtract. remove. to take out. to bring out. to get out. to expel. to extract. to remove. to emit. to publish. to produce. to raise. to take off. to derive. to deduce. to make out. to decipher. to subtract. to vomit. to work off one's anger on s.
-
belch
-
dislocate
-
Put off
-
Tide over
-
uncase
-
Pay off
-
wreak
-
enact
-
displace
yukarı(nedir ne demek)
-
Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı.
-
Yetkili kimse.
-
Benzerleri arasında üstte bulunan.
-
Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan.
-
Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya
Örnek:
Yukarı, kocasının odasına çıktı. M. Ş. Esendal
-
1) bir kimsenin adının dilden düşürülmediğini, onun pek gözde olduğunu anlatan bir söz: Adı erken yaşta şaire çıkmıştı. Şair aşağı, şair yukarı. -H. Taner. 2) bir hizmette çok kullanılan kişice, yakınma olarak kullanılan bir söz.
-
High. up. upward. upwards. up.
-
Above. aloft. up. upwards. upstairs. high. upper. top. upper part. on high.
-
Up.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|