Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > yük almak nedir, yük almak ne demek, yük almakın anlamı, ingilizcesi (yük almak nnd)

yük almak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






yük almak

  1. (en) Load up

yük (nedir ne demek)

  1. Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
    Örnek: Çölde yük götüren vasıta develer, insan taşıyan vasıta hecinlerdir. F. R. Atay
  2. Bir şeyin ağırlığı.
  3. Araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar.
  4. Eşya.
  5. Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev.
  6. Tedirginlik veren şey, engel.
  7. Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı.
  8. Yüz bin kuruşluk mal veya tutar
    Örnek: Mademki öyledir, bir yük getirip satan herkes iki akçe versin. T. Buğra
  9. 1- Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— Bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı.
  10. 1- Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— Bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı.
  11. Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke.
  12. (en) Sumpter. bulk. burden. cargo. charge. encumbrance. fardel. freight. goods. haul. impedimenta. imposition. impost. incident. lading. load. loading. onus. plummet. shipment. stowage. strain. tax. weight.
  13. (en) Cargo. freight. goods. load. onus. tax. weight.
  14. (en) Brunt. burden. cargo. charge. encumbrance. freight. freightage. imposition. load. loading. lug. millstone. plummet. tax. weight.
  15. (en) 1-charge, 2- load
  16. (en) charge
  17. (en) load
  18. (al) Ladung
  19. (al) 1-Ladung, 2- Belastung
  20. (fr) charge

almak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
    Örnek: Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı
  2. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak.
  3. Birlikte götürmek.
  4. Satın almak
    Örnek: Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan. N. Cumalı
  5. Ele geçirmek, fethetmek
    Örnek: Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş. Ö. Seyfettin
  6. İçine sığmak.
  7. Kabul etmek.
  8. Kendine ulaştırılmak, iletilmek.
  9. Bk. çevirmek
  10. (en) Take. get. buy. receive. accept. take in. seize. capture. conquer. pick up. gain. put on. admit. assume. borrow. collect. come in. divest smb. of. draw. enter on. enter upon. enucleate. excise. extract. fetch. garner. have. help one.
  11. (en) Accept. assume. capture. claim. conquer. derive. draw. extract. get. have. hold. keep. obtain. receive. score. secure. take. trade. to take. to get. to receive. to buy. to take sb in marriage. to hold. to take along. to call for. to capture. to conquer. to catch. to take on. to hire. to employ. to move. to remove. to take away. to sweep. to clean. to dust. to sense. to smell. to.
  12. (en) Get. receive. to take. to get. to buy. to purchase. to capture. to conquer. to take along. to catch. to take on. to hire. to employ. to sweep. to clean. to sense. to receive. to marry a girl. to hold. to be able to contain. accept.
  13. (en) Take on
  14. (en) occupy
  15. (en) get

çevirmek (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin yönünü değiştirmek
    Örnek: Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi. Y. Z. Ortaç
  2. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek
    Örnek: Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu. Ö. Seyfettin
  3. Döndürerek hareket ettirmek
    Örnek: Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi. S. F. Abasıyanık
  4. Yönetmek, idare etmek
    Örnek: Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor. H. Taner
  5. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek.
  6. Geri göndermek.
  7. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek.
  8. Çevrilemek, tevil etmek.
  9. Çevirim eylemi.
  10. (en) Shoot, take, film, cinematograph
  11. (en) Turn. spin. upturn. exchange. roll. twirl. change to. turn into. switch to. translate into. translate. interpret. encircle. surround. enclose. inclose. avert. commute. convert. decline. deflect. divert. hedge in. hedge round. manage. point. point on.
  12. (en) Bend. besiege. channel. direct. put. revolve. surround. sweep. train. translate. turn. twine. twirl. twist.
  13. (en) Translate. dial. to turn. to rotate. to manage. to refuse. to return. to reject. to turn inside out. to interpret. to translate. to enclose. to surround. to encircle. to alter. to administer. to handle. to wheel. to swing. to crank. to commutate.
  14. (en) revert
  15. (en) assemble
  16. (en) bowl
  17. (en) pull
  18. (en) Turn over
  19. (en) dial
  20. <(al) Drehen, filmen, verfilmen, aufnehmen, filmaufnehmen
  21. (fr) Tourner, filmer, ciné-matographier, faire un film, prendre (un film)

load up  US UK (nedir ne demek)

  1. Yüklenmek, yük almak, doldurulmak

load  US UK (nedir ne demek)

  1. Yükletmek, yüklemek
  2. Yükünü vermek
  3. Hediye yağdırmak
  4. Hile yapmak için zarı doldurmak
  5. Birine tesir ederek haksız hüküm verdirmek
  6. doldurmak
  7. Fotograf makinaslna film koymak
  8. Tıkabasa doldurmak (mide)
  9. Hayat sigortasına zam koymak
  10. Yüklenmek, üzerine yük almak
  11. Silah doldurmak
  12. Yük, hamule
  13. Sıklet, ağırlık
  14. Endişe, üzüntü, kaygı
  15. Fikir yorgunluğu
  16. Silâh doldurmak için barut ve fişek
  17. mak
  18. Yüklemek, doldurmak, yük olmak, sıkmak, katmak, çok yemek, yüklenmek

araba  US UK (nedir ne demek)

  1. Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı
    Örnek: Ve arabayı dörtnala ileri sürdü. H. Taner
  2. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.
  3. Sirkin barınma ve çeşitli çalışma yerleri olarak kullanılanaraba.arabalar bir yerden başka bir yere gitmede de kolaylık sapar.
  4. (en) Car. automobile. motorcar. cart. carriage. auto. autocar. gharry. motor. wheel.
  5. (en) Automobile. car. carriage. motorcar. auto. vehicle. cart. wagon.
  6. (en) A wagon or cart, usually heavy and without springs, and often covered.
  7. (en) Car. automobile. automobile. machine.
  8. (en) wagon
  9. (fr) char
  10. Araba, OrtadoğŸu’da yaygın olan tekerlekli at arabası; Türkiye’de ve Küçük Asya’da kullanılan öküz veya atlar tarafından çekilen yük arabası

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük