|
yük akımı
-
Load current
-
Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
Örnek:
Çölde yük götüren vasıta develer, insan taşıyan vasıta hecinlerdir. F. R. Atay
-
Bir şeyin ağırlığı.
-
Araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar.
-
Eşya.
-
Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev.
-
Tedirginlik veren şey, engel.
-
Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı.
-
Yüz bin kuruşluk mal veya tutar
Örnek:
Mademki öyledir, bir yük getirip satan herkes iki akçe versin. T. Buğra
-
1- Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2 Bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı.
-
1- Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2 Bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı.
-
Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke.
-
Sumpter. bulk. burden. cargo. charge. encumbrance. fardel. freight. goods. haul. impedimenta. imposition. impost. incident. lading. load. loading. onus. plummet. shipment. stowage. strain. tax. weight.
-
Cargo. freight. goods. load. onus. tax. weight.
-
Brunt. burden. cargo. charge. encumbrance. freight. freightage. imposition. load. loading. lug. millstone. plummet. tax. weight.
-
1-charge, 2- load
-
charge
-
Ladung
-
1-Ladung, 2- Belastung
-
charge
-
Akma işi.
-
Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan
Örnek:
Gecenin hummalı sessizliği kulaklarında yüksek voltajlı bir elektrik akımı gibi vınlıyordu. A. İlhan
-
Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan tarz.
-
Debi.
-
Bir akarsuyun herhangi bir kesiminde saniyede geçirdiği suyun oylumu : m3/sn.
-
Bir iletken özdek içinde özgür eksiciklerin, eksi ve artı üşerlerin elektriksel alan etkisi ile akışları.
-
Bir iletken boyunca elektronların deviniminden oluşan durum.
-
Electric current
-
Current. trend. flow. stream. movement. rheo-.
-
Stream. trend. current cereyan. movement cereyan. tarz.
-
Current. stream. trend. movement. flow. idea that is gaining ground.
-
flowvolume
-
current
-
Elektrischer Strom, Strom
-
Strom
-
Courant électrique
-
débit
-
courant
-
Yükletmek, yüklemek
-
Yükünü vermek
-
Hediye yağdırmak
-
Hile yapmak için zarı doldurmak
-
Birine tesir ederek haksız hüküm verdirmek
-
doldurmak
-
Fotograf makinaslna film koymak
-
Tıkabasa doldurmak (mide)
-
Hayat sigortasına zam koymak
-
Yüklenmek, üzerine yük almak
-
Silah doldurmak
-
Yük, hamule
-
Sıklet, ağırlık
-
Endişe, üzüntü, kaygı
-
Fikir yorgunluğu
-
Silâh doldurmak için barut ve fişek
-
mak
-
Yüklemek, doldurmak, yük olmak, sıkmak, katmak, çok yemek, yüklenmek
-
Cereyan, akım, akıntı
-
Tedavülde olan, geçerli
-
Hali hazırdaki
-
Şimdiki zamana ait, revaçta olan, tutulan
-
Akım, akıntı, cereyan; eğilim
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|