|
yöneltmeli dalgalık
-
Yalnız bir doğrultuda yayın yapan verici ya da yalnız bir doğrultudan gelen yayınları alan alıcı dalgalık.
-
Directional aerial (ABD: antenna), bean aerial
-
Richtantenne, Richtstrahlanienne
-
Antenne directionnelle (directive)
-
Geliş, yansıma, ışınım, yayınım gibi özellikleri sınırlı bir açıda olan bazı optik, elektronik araçların özelliğini belirtir genel terim.
-
directional
-
gerichtet
-
directionnel
-
Bir ırakgörürü veya gözlem aracını bakılacak yıldıza doğru çevirme işi.
-
Öğrencilerin okul yaşamına, izleyecekleri derslere uyumlarını sağlamayı amaçlama, seçecekleri meslekleri yönlendirme işi.
-
Yöneltmek işi, tevcih.
-
Aracın doğrultu denetimini sağlama işi.
-
1- Öğrenciyi, başarılı uyum yapabilmesini kolaylaştırmak amacıyla, yönetmelik hükümleri, öğretim programı, eğitsel kol çalışmaları gibi okul yaşayışıyla yakından ilgili konularda bilinçlendirme süreci. 2- Öğrencilerin, ileride seçecekleri iş ve meslek alanları ile izleyecekleri üst öğrenim dallarını göz önünde tutarak okul çalışmalarına yön verme işi.
-
Orientation guidance
-
orientation
-
steering
-
piping
-
Lenkung
-
direction
-
Resim ya da ses imlerini taşıyan elektriksel imleri elektromıknatıs dalga biçiminde yayan ya da bu biçimde yayılmış olan dalgaları toplayan, çeşitli yapıdaki iletken ya da iletkenler bütünü.
-
Aerial, (ABD:) antenna, television aerial (ABD: antenna)
-
Antenne, Fernsehantenne
-
Antenne (de télévision) aérien
-
Yön, istikamet
Örnek:
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda ... devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Anayasa
-
Tutulan, izlenen yol.
-
Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum.
-
Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet.
-
Koşut olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayıran yönelim özelliği; belli bir sonsuz doğrunun gösterdiği tek yol.
-
Koşut olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayıran yönelim özelliği; belli bir sonsuz doğrunun gösterdiği tek yol.
-
Direction yön. istikamet.
-
direction
-
Richtung
-
direction
yayın(nedir ne demek)
-
Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete gibi okunan veya radyo, televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen şey, neşriyat.
-
Radyoyla yapılan sesyayını; radyoyayını
-
Bir televizyonyayınında, izlenceyle ilgili sesinyayını; sesyayını
-
Elektromıknatıs dalgaların özelliklerinden yararlanılarak ses ve resim imlerinin gönderilmesi; ses ve resimyayını
-
Bir televizyon vericisinin, görüntü ve ses imlerini almaçlarda izlenmek üzere göndermesi
-
Bu görüntü ve ses imlerinin tümü; izlence; televizyonyayını.
-
Kemikli balıklar (Teleostei) takımının,Yayın balığıgiller (Siluridae) familyasından, 3 m kadar uzunlukta, vücudu uzun ve çıplak, Avrupa ve Anadolu'da yaşayan kemikli balıkların en büyüğü olan bir tür.
-
Şerit arakonakçılarından, başı büyük, ağzı geniş, derisi pulsuz, eti yenir bir balık türü.
-
Radiobroadcasting (transmission, relay),
-
Sound broadcasting (transmission), sound and vision transmission, 4-
-
Publishing. air. edition. publication.
-
Broadcasting. edition. publication.
-
İssue. publication. broadcast.
-
sheatfish
-
catfish
-
Transmission, television transmission (broadcast, broadcasting), broadcast(-ing),
-
publication
-
Hörfunk, Hörrundfunk, Tonrundfunk, Klangübertragußg,
-
Ton- und Bildübertragung, 4-
-
Sendung, Fernsehsendung, Übertragung, Fernsehübertragung, Ausstrahlung, Fernsehausstrahlung, Bildsendung, Bild
-
Wels
-
Radiodiffusion (sonore),
-
Radiodiffusion, transmission du son,
-
glane
-
Silure d'Europe
-
Radiodiffusion sonore et visuelle, radio-télévision, 4-
-
Transmission (télévisuelle), télétransmission, télé-émission, diffusion
-
Silurus glanis
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|