|
wrong
-
yanlış
-
haksız
-
ters
-
uygunsuz
-
Usule uygun olmayan
-
bozuk
-
Makbul olmayan
-
istenilmeyen
-
ahlaksız
-
Yanlış şekilde, yanlış olarak, fena surette
-
günah
-
Hata, kusur
-
yalan
-
haksızlık
-
Gadir, zulüm
-
zarar
-
Sapıklık, yanlış yol
-
Hakkını yemek veya iptal etmek
-
Zarar vermek, gadretmek, zulmetmek, haksızlık etmek
-
Yanlış şekilde göstermek
-
lekelemek
-
Haksızlık etmek, günahına girmek, eziyet etmek
-
Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata.
-
Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı
Örnek:
Yanlış ve mantıksız hareketim bu suretle cezalanmalı. A. Gündüz
-
Bir biçimde, yanlış olarak, hatalı olarak
Örnek:
Evime gitmek için yanlış söyledim, gitmemek için vapurun kaçmasını bekliyordum. S. F. Abasıyanık
-
Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan.
-
Yanlış bir biçimde, yanlış olarak, hatalı olarak
-
1- Doğru olmayan, biçimsel düşünme yasalarına uymayan. 2- Düşünülen şeyle uyuşmayan. Karşıtı bk. doğru 1,2
-
Sözeden dildeki 'yanlıştır' birli yükleminin içlemi olanyanlış olma özelliği. || Doğruluk çizelgelerinde geçen 'Y' yada '0' simgesi bu özelliğin sözeden dildeki adıdır. || Krş.. doğruluk değeri, doğru.
-
Amiss. errant. erroneous. false. improper. inaccurate. inadvisable. incorrect. inexact. mistaken. untrue. wrong. wry. amiss. wrong. wrongly. corrigendum. error. fallacy. fault. inaccuracy. lapse. miscue. mistake. mis-.
-
Amiss. corrupt. errant. error. fallacious. false. garbled. improper. inaccurate. incorrect. inexact. lapse. misguided. mistake. mistaken. nice. trouble. uncalled-for. wrong.
-
Bug. erroneous. error. incorrect. wrong. blunder. mistake. misstep. wrongly. incorrectly. erroneously. amiss. errant. false. faulty. improper. inaccurate. inexact. off. off the beam. out. oversight. trip. unfaithful. wry.
-
wrong
-
False, falsity
-
faux
-
Faux, le faux
-
falsus
-
Hak ve adalete uygun olmayan.
-
Davası, iddiası, davranışı, düşüncesi doğru ve yerinde olmayan (kimse).
-
Unjust. unfair. false. wrong. unjustified. undeserved. unearned. ill-gotten. wrongful. gratuitous. inequitable. iniquitous. insupportable. invidious. raw. tortious. uncalled-for. unequal. unmerited. unrighteous. unwarranted.
-
İnvidious. uncalled-for. unwarranted. wrong. wrongful. unjust. unjustifiable. unfair.
-
Unjust. wrong. in the wrong. unjustifiable. not cricket. fluky. ill. inequitable. iniquitous. injurious. shabby. unequal. unfair. ungenerous. untitled. unwarranted. wrongful.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|