|
with
-
(edat) ile; -den; -e; -e rağmen; ile beraber, ile birlikte. with it (argo) zamane; uyanık, canlı, modern. Leave the books with my mother Kitapları anneme bırak. I'm with you there ! O konuda seninle aynı fikirdeyim. With this, she slapped his face Hemen ardından yüzüne bir tokat aşketti. He can swim with the best of them Usta yüzücüler kadar iyi yüzebilir. What's with him? k.dili. Nesi var?
-
(önek) karşı; geri.
-
Ed. ile, birlikte, beraber, li
-
Lair, cave; hole; squalid room; cozy room; television room
-
(i). in, mağara; sığınak; küçük oda; çalışma odası. den of thieves haydut yatağı. den of vice batakhane Iion's den aslan ini.
-
I. mağara, in; sığınak; yatak; batakhane; delik; zor durum, çıkmaz
-
Karşın
Örnek:
Bütün isteğime rağmen, gerçi bu çocuğa içimi dökmemiştim. H. E. Adıvar
-
In spite of. spite of. despite. in despite of. though. although. even though. altho. after all. as. but what. but yet. while. whilst. considering. notwithstanding. for all.
-
In spite of. despite. in the face of. for all. nothwithstanding. although. though. tho'.
-
In spite of. despite. even though. after. in contravention of. if.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|