Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > wide nedir ne demek, widenin anlamı

wide nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

wide

  1. S., z., i. geniş, açık, engin, vasi, ferah; enli; şümullü; uzak; dilb geniş; bol; z. uzaklara; tamamen, iyice; açıkta, açığa; i. krikette hedeften uzaklaşmış. top wide of the mark nişandan uzak; çok yanlış; yanılmış. widely z. genellikle; yaygın olarak . wide'ness i. genişlik.
  2. S. geniş, enli, büyük, kapsamlı, engin, yaygın, ferah, bol, ardına kadar açık

geniş (nedir)

  1. Eni çok olan, enli, vâsi
    Örnek: Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu. P. Safa
  2. Alanı büyük olan, dar karşıtı
    Örnek: Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi. O. C. Kaygılı
  3. Bol (elbise).
  4. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın.
  5. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat
    Örnek: Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu. A. İlhan
  6. Çok.
  7. geniş ne demek (en) Wide. broad. capacious. vast. extensive. comprehensive. obtuse. extended. large. open. roomy. spacious. walk-in. ample. commodious. cosmic. cosmical. expansive. full. splay. broadly. (sadece ingilizce sonuçlar)
  8. geniş ne demek (en) Ample. broad. catholic. comprehensive. cosmic. expansive. large. roomy. sizable. spacious. voluminous. wide.
  9. geniş ne demek (en) Wide. extensive. spacious. vast. wide. broad. carefree. ample. broad. commodious. expansive. immense. large. volumed.

açık (nedir)

  1. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
    Örnek: Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin
  2. Engelsiz.
  3. Örtüsüz, çıplak.
  4. Boş.
  5. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal.
  6. Aralığı çok.
  7. Çalışır durumda olan
    Örnek: Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar. Ö. Seyfettin
  8. Kolay anlaşılır, vazıh
    Örnek: Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim. R. N. Güntekin
  9. 1. Gelirin gideri karşılamaması durumu. 2. bk. gedik
  10. 1) sarîh. 2 ) alenî.
  11. Bk. açılma
  12. açık ne demek (en) Open. uncovered. wide-open. visible. apparent. obvious. bare. clear. unclouded. cloudless. definite. exposed. blank. aboveground. articulate. avowed. broad. candid. categorical. clean-cut. clear-cut. confessed. crystal. decided. declared. decollete.
  13. açık ne demek (en) Apparent. blunt. broad. clear. concrete. confessed. debit. decided. definite. demonstrable. distinct. evident. explicit. fine. forthright. graphic. intelligible. manifest. on. open. outstretched. overt. patent. picturesque. plain. shortage. shortfall. signal. specific. square. transparent. unequivocal. unreserved. vacant. weak.
  14. açık ne demek (en) On. open. deficit. offing. vacancy. uncovered. free. exposed to. vacant. unoccupied. blank. deficient. frank. clear. explicit. plain. distinct. light. indecent. obscene. saucy. frankly. closely. apparent. absolute assignment. bald. bare. bl.
  15. açık ne demek (en) Deficit


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 2.0.007
Bunları kaçırmayın!