way out ne demek?
- Çıkış yolu
- Sıradışı, alışılmışın dışındaki, özgün, değişik
- Aşırı bir uçta bulunan; çok eksantrik, çok garip.
çıkış
- Çıkma işi veya biçimi
- Bir yerden çıkmak için kullanılan yer.
- Yokuş.
- Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması.
- Mezuniyet, okul bitirme.
- Belgesi.
- Beklenilmeyen bir sırada yapılan sert konuşma.
- Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti.
- Çıkış belgesi.
- Bir sinemada izleyicilerin salondan ve yapıdan çıkmalarını sağlayan kapı, geçit ve dış kapılar; özellikle salon kapıları.
way out of his league
- Onu aşan bir şey
- Onun boyunu aşan nitelikte
- Üstesinden gelmek için çok zorlanacak
- Ona çok fazla
way of all flesh
- Tüm yaratılanların yolu, tüm yaratıkların yolu, tüm hayvanların yolu
out
- Dışarı çıkarmak, çıkarmak, dışarı atmak, kovmak, nakavt etmek
- Dışarı!, defol!, çık dışarı!
- Ünlem,, dışarı dışarıda
- Dışarıya
- Dışında
- Arasından
- Meydana, ortaya
- Sız (kalmış)
- Bütün bütün, tamamen: sonuna kadar
- Yüksek sesle
Türetilmiş Kelimeler (bis)
way out of his leagueway of all fleshway of behavingway of deathway of describingway of dialogueway appurtenantway backway billway coolway erawayway homeway inwawawaacwaafwaalsoutout and aboutout and awayout and homeout and outout and outerout at elbowsout at heelsout at the elbowsout backououabainouahtouakarioubliette
