Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > waste nedir, waste ne demek, waste türkçesi, türkçe anlamı (waste nnd)

waste nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








waste

  1. S., i. atılmış, kullanılmaz; bedenden çıkarılmış, ifraz edilmiş; boş, hali, terkedilmiş; çorak; viran, harap; artık, yeterinden fazla; i. israf, telef, çarçur, heder, savurma; iyi kullanmama, değerlendirmeme; boş arazi; metruk arazi; beyaban; ıssız yer; yıkım, harabiyet; kullanılmadan boşa giden şey, fire; çöp, artık. waste pipe kutlanılmış veya fazla suyu boşaltma borusu. waste steam fazla buhar, çürük buhar. go to waste ziyan olmak, heder olmak, boşa gitmek. lay waste harap etmek, viraneye çevirmek.
  2. F. harap etmek, viraneye çevirmek; aşındırmak, kullanıp yıpratmak; harcamak, boşuna sarfetmek, israf etmek; kaybetmek; (argo) öldürmek; aşınmak; heba olmak; aşırı derecede kilo vermek. waste away zayıflaya zayıflaya eriyip gitmek; ağır ağır azalmak veya telef olmak. wast'ing s. zayıflatıcı, çöktürücü; harap eden.
  3. F. boşa geçirmek, boşa harcamak, israf etmek, çarçur etmek, harcamak, heba etmek, harap etmek, tüketmek, öldürmek [amer.], aşınmak, tükenmek, aşırı zayıflamak

ifraz (nedir)

  1. Bir arazinin bölünmesi, parsellere ayrılması.
  2. Salgı.
  3. Bk. salgı
  4. Bk. yerbölümleme
  5. (en) Parcelling out. allotment. secretion salgı.
  6. (en) Allotment. dividing land into lots. secretion. separation. allotting. parcelling.

boş (nedir)

  1. İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı
    Örnek: Yaralı kaymakamla iki emir eri de boş kalan kompartımana rahatça yerleştiler. A. Gündüz
  2. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal.
  3. Yapılacak işi olmayan, işsiz.
  4. Yararsız, nafile
    Örnek: Karamsar olmamak için ne kadar çırpınsak boş. R. H. Karay
  5. İşsiz bir biçimde
    Örnek: Boş oturmak, aylak durmak insanı çabuk çökertir. H. Taner
  6. Verimsiz.
  7. Anlamsız
    Örnek: Babam, kuvvetli bir darbe yemiş gibi şaşkın, boş gözlerle bakakaldı. O. Kemal
  8. Habersiz, hazırlıksız
    Örnek: Tatar dilencinin küfürlerine işte böyle boş yakalandım. O. Pamuk
  9. (en) Empty. blank. vacant. vain. free. unoccupied. disengaged. airy. barren. bootless. captious. chimerical. desert. expressionless. fallacious. flat. without any foundation. without foundation. frivolous. frothy. futile. gaseous. for hire. hollow. idle.
  10. (en) Abortive. airy. bare. barren. blank. bubble. clean. clear. desolate. empty. free. futile. godforsaken. hollow. idle. inane. null. pathological. spare. vacant. vain. void. waste. unemployed işsiz. ignorant. useless. blank. blank.
  11. (en) Blank. free. empty. null. idle. uninhabited. unoccupied. vacant. void. waste. useless. unemployed. barren. absent. loose. slack. hollow. unfilled. weightless. unfurnished. unloaded. spare. clear. dead. evacuated. desolate. disengaged. not filled. footle.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)