Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > warrant nedir, warrant ne demek (warrant nnd)

warrant nedir, warrant ne demek?

warrant   US UK

  1. Temin etmek
  2. Teminat vermek, garanti etmek
  3. Korkusuzca beyan etmek
  4. Salahiyet vermek
  5. Memur etmek
  6. İzin vermek, ruhsat vermek
  7. Kefil olmak
  8. Hak kazandırmak
  9. Her zararını tazmin edeceğine taahhüt etmek
  10. Tevkif müzekkeresi
  11. Arama tezkeresi
  12. Kefalet, teminat, garanti
  13. Ruhsat, yetki, salâhiyet
  14. Makbuz
  15. Ask
  16. Yetki vermek, mazur göstermek, izin vermek, ruhsat vermek, garanti etmek, temin etmek, kefil olmak

temin etmek (nedir ne demek)

  1. Korkusunu gidermek güven vermek.
  2. İnancalamak.
  3. (en) To assure.
  4. (en) To make sb feel sure.
  5. (en) Assure.
  6. (en) To secure.
  7. (en) To achieve.
  8. (en) To bring about.
  9. (en) To obtain.
  10. (en) To get.
  11. (en) To procure.
  12. (en) Ensure.
  13. (en) İnsure.
  14. (en) Make for sth.
  15. (en) Make out the money.
  16. (en) Safeguard.
  17. (en) Supply.
  18. (en) Warrant.
  19. (en) Yield.

temin (nedir ne demek)

  1. Korkusunu giderme, inanç verme.
  2. Sağlama, elde etme.
  3. Gerçekleştirme.
  4. (en) Procurement.
  5. (en) Making sb feel sure.
  6. (en) İnspiring with confidence.
  7. (en) Supply.
  8. (en) Assurance.
  9. (en) Confidence.
  10. (en) Getting.
  11. (en) Obtaining.
  12. (en) Achieving.
  13. (en) Realization.
  14. (en) Guaranteeing.
  15. (en) Promising.
  16. (en) Ensuring.
  17. (en) Making sure / certain.
  18. (en) Securing.
  19. (en) Bringing about.
  20. (en) Procuring.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Cost.
  10. (en) Have.
  11. (en) Make.
  12. (en) Add up to.
  13. (en) Misbehave.
  14. (en) Total.
  15. (en) To deprive of.
  16. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  17. (en) Step.
  18. (en) Say.
  19. (en) Aggregate.
  20. (en) Practice.
  21. (en) Practise.
  22. (en) Render.
  23. (en) Send.
  24. (en) Subject.
  25. (en) Take.
  26. (en) Tender.
  27. (en) To do.
  28. (en) To make.
  29. (en) To render.
  30. (en) To cost.
  31. (en) To amount to.
  32. (en) To total.
  33. (en) To be worth.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.008