|
ware
-
Dikkat etmek.
-
Takım (eşya)
-
çoğ
-
Dikkat etmek
-
dikkat!
-
Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplamak, uyanık davranmak
Örnek:
Biraz dikkat etsek, görürüz ki insanların çoğu yarı deli, yarı iradelidir. A. Ş. Hisar
-
Gözüne çarpmak veya ilgisini çekmek.
-
Özen göstermek
Örnek:
Yaratıcı sanatçıları bu yargının dışında tutmaya dikkat edelim. H. Taner
-
Beware. heed. look. mind. note. observe. watch.
-
To take care. to be careful. to pay attention. attend. beware. guard. heed. look out for sth. mark. mind. note. notice. observe. reck. regard. to watch one's step. trouble. to be wary of. watch.
-
Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık
Örnek:
Dikkatle bakınca güvertedeki insanların gidip gelişini kolaylıkla seçebiliyor. Y. K. Karaosmanoğlu
-
"Dikkat ediniz!" anlamında bir uyarı sözü.
-
İlgi, özen.
-
Bk. yoğulum
-
Duygu ve düşüncenin bir konu ya da sorun üzerinde toplanması, zihnin uyanık bulunması durumu.
-
Attention. attentiveness. carefulness. care. cautiousness. watchfulness. application. caution. note. notice. regard. remark.
-
Attention. care. caution. consideration. count. diligence. fetish. heed. mind. notice. regard. solicitude. carefulness. assiduity. look out!. watch out!. be careful!. attention!.
-
Attention. accuracy. aida. application. care. take care!. ear. fidelity. heed. note. notice. precision. rigour. vigilance.
-
attention
-
Bir işi yapmak
Örnek:
Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
-
Bir durumu ortaya çıkarmak.
-
"İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
-
Bulmak, erişmek
Örnek:
Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
-
Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
-
Vermek.
-
Eşit değer kazanmak.
-
Herhangi bir değerde olmak
Örnek:
Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
-
Do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender.
-
Cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make.
-
To do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. to soil or wet (with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.
-
step
-
say
-
total
-
aggregate
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|