Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ware nedir, ware ne demek, ware türkçesi, türkçe anlamı (ware nnd)

ware nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






ware   US UK

  1. Dikkat etmek.
  2. Takım (eşya)
  3. çoğ
  4. Dikkat etmek
  5. dikkat!

dikkat etmek (nedir ne demek)

  1. Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplamak, uyanık davranmak
    Örnek: Biraz dikkat etsek, görürüz ki insanların çoğu yarı deli, yarı iradelidir. A. Ş. Hisar
  2. Gözüne çarpmak veya ilgisini çekmek.
  3. Özen göstermek
    Örnek: Yaratıcı sanatçıları bu yargının dışında tutmaya dikkat edelim. H. Taner
  4. (en) Beware. heed. look. mind. note. observe. watch.
  5. (en) To take care. to be careful. to pay attention. attend. beware. guard. heed. look out for sth. mark. mind. note. notice. observe. reck. regard. to watch one's step. trouble. to be wary of. watch.

dikkat (nedir ne demek)

  1. Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık
    Örnek: Dikkatle bakınca güvertedeki insanların gidip gelişini kolaylıkla seçebiliyor. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. "Dikkat ediniz!" anlamında bir uyarı sözü.
  3. İlgi, özen.
  4. Bk. yoğulum
  5. Duygu ve düşüncenin bir konu ya da sorun üzerinde toplanması, zihnin uyanık bulunması durumu.
  6. (en) Attention. attentiveness. carefulness. care. cautiousness. watchfulness. application. caution. note. notice. regard. remark.
  7. (en) Attention. care. caution. consideration. count. diligence. fetish. heed. mind. notice. regard. solicitude. carefulness. assiduity. look out!. watch out!. be careful!. attention!.
  8. (en) Attention. accuracy. aida. application. care. take care!. ear. fidelity. heed. note. notice. precision. rigour. vigilance.
  9. (en) attention

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender.
  10. (en) Cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make.
  11. (en) To do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. to soil or wet (with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.
  12. (en) step
  13. (en) say
  14. (en) total
  15. (en) aggregate

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük