Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > wait nedir, wait ne demek (wait nnd)

wait nedir, wait ne demek?

wait   US UK

  1. Beklemek
  2. Hazır olmak
  3. Bekletilmek, durmak
  4. Dili
  5. Bekleme, bekleme süresi
  6. Gecikme
  7. Ara
  8. Pusu
  9. İng
  10. Beklemek, kalmak, bekletmek, servis yapmak, garsonluk yapmak

beklemek (nedir ne demek)

  1. Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak
    Örnek: Arkadaki tramvaylar dizi olmuş, bekliyorlardı. H. Taner
  2. Süre tanımak, acele etmemek
    Örnek: Demin orada oturdum, senin uyanma saatini bekledim. R. H. Karay
  3. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek.
  4. Ummak
    Örnek: Nikâhtan bu kadar keramet bekleme! P. Safa
  5. Karşılaşma ihtimali bulunmak
    Örnek: Sabri gittikten sonra Basire, ondan gebe kalmış olmaktan korkarak bekledi. M. Ş. Esendal
  6. Aramak, istemek
    Örnek: Bu tecrübeli deniz kurdunun muhakkak bir beklediği var. F. F. Tülbentçi
  7. Oyalanmak.
  8. (en) Guard.
  9. (en) Think.
  10. (en) To wait.
  11. (en) To await.
  12. (en) To hang on.
  13. (en) To wait for.
  14. (en) To expect from.
  15. (en) To watch over.
  16. (en) To attend.
  17. (en) Mark time.
  18. (en) Wait.
  19. (en) Wait for.
  20. (en) Hope.
  21. (en) Expect.
  22. (en) Look forward to.
  23. (en) Watch.
  24. (en) Abide.
  25. (en) Anticipate.
  26. (en) Await.
  27. (en) Bargain for.
  28. (en) Bide.
  29. (en) Hang about.
  30. (en) Hang around.
  31. (en) Hold on.
  32. (en) Look for.
  33. (en) Have smth.
  34. (en) İn prospect.
  35. (en) Stand by.
  36. (en) Stay.
  37. (en) Tarry.
  38. (en) To hold on.
  39. (en) To stick around.
  40. (en) To expect.
  41. (en) To anticipate.
  42. (en) To guard.
  43. (en) To watch.
  44. (en) To keep guard.
  45. (en) Hang in.

hazır (nedir ne demek)

  1. Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya.
  2. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş.
  3. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı.
  4. Bu fırsattan yararlanarak
    Örnek: Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım. R. N. Güntekin
  5. (en) Prepared.
  6. (en) Ready-Made.
  7. (en) İmmediate.
  8. (en) Ripe.
  9. (en) İn the can.
  10. (en) Geared up.
  11. (en) Ready made.
  12. (en) İn attendance.
  13. (en) Attending.
  14. (en) Snappy.
  15. (en) Officinal.
  16. (en) Ready.
  17. (en) Quick.
  18. (en) Present.
  19. (en) Available.
  20. (en) Stand-By.
  21. (en) Up for.
  22. (en) Willing.
  23. (en) Agreeable.
  24. (en) Content.
  25. (en) Cut and dried.
  26. (en) Cut-And-Dried.
  27. (en) Disposed.
  28. (en) Finished.
  29. (en) Forthcoming.
  30. (en) Forward.
  31. (en) Game.
  32. (en) Handy.
  33. (en) On hand.
  34. (en) On tap.
  35. (en) Operational.
  36. (en) Prompt.
  37. (en) Reach-Me-Down.
  38. (en) Mounted.
  39. (en) Actual stock.
  40. (en) On toast.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.008