Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > vurucu tim nedir, vurucu tim ne demek (vurucu tim nnd)

vurucu tim nedir, vurucu tim ne demek?

vurucu tim

  1. Vurucu güç.
  2. (en) Team of sharp shooters.

vurucu (nedir ne demek)

  1. Vuran, silah attığında hedefini vuran.
  2. Topa iyi ve güçlü vurma özelliğine sahip oyuncu.
  3. (en) Striker.
  4. (en) Kicker.
  5. (en) Shooter.
  6. (en) Fucker.
  7. (en) Hitting.
  8. (en) Batter.
  9. (en) Beater.

tim (nedir ne demek)

  1. Silah, telsiz istasyonu vb.ni çalıştırmak için kurulan topluluk.
  2. Silahlı kuvvetlerde, belirli bir iş veya hizmeti başarabilecek güçteki en küçük birlik.
  3. Bk. takım
  4. (en) Team.
  5. (en) Technical Interchange Meeting.
  6. (en) Abbreviation for transient intermodulation distortion.
  7. (en) An XML vocabulary used to provide a standard mechanism for offering industry standards associated with the provision, procurement, and use of telecommunications equipment, products, and services.

takım (nedir ne demek)

  1. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman.
  2. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk.
  3. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup.
  4. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü
    Örnek: Kadın kahve takımlarını alıp çıktı. N. Cumalı
  5. Sigara ağızlığı.
  6. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk
  7. Benzer, gibi
    Örnek: ... bu takım düşünceler arasında, dün sütçüye verilen paranın üstünün eksik geldiğini de hatırlıyor. M. Ş. Esendal
  8. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri
    Örnek: Bu binayı merkez taburundan bir takım bekleyecek. Ö. Seyfettin
  9. Bir film çeviriminde görüntüleri saptama, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en ufak uygulamanlar topluluğu. TV
  10. Bir televizyon yayınını, özellikle dışarıda canlı yayını gerçekleştiren en ufak uygulamanlar topluluğu.
  11. Canlıların sınıflandırmasında kullanılan, aile ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların oluşturduğu taksonomik
  12. Bk. ayaktoputakımı.
  13. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik, ordo.
  14. (en) Suit.
  15. (en) Suite.
  16. (en) Team.
  17. (en) Unit, film unit (crew), crew, team,.
  18. (en) Unit, crew, team.
  19. (en) Ensemble.
  20. (en) Parcel.
  21. (en) Platoon.
  22. (en) Layout.
  23. (en) Train.
  24. (en) Band or bunch of people.
  25. (en) Set.
  26. (en) Group.
  27. (en) Clique.
  28. (en) Gear.
  29. (en) Fitment.
  30. (en) Band.
  31. (en) Battery.
  32. (en) Brigade.
  33. (en) Bunch.
  34. (en) Covey.
  35. (en) Gang.
  36. (en) Outfit.
  37. (en) Posse.
  38. (en) Squad.
  39. (en) Tackle.
  40. (en) Tribe.
  41. (en) Pool.
  42. (en) Range.
  43. (en) Togs.
  44. (en) Troop.
  45. (en) Unit.
  46. (en) Set of things.
  47. (en) Crew.
  48. (en) Series.
  49. (en) Party.
  50. (en) Tool.
  51. (en) Fixture.
  52. (en) System.
  53. (en) İmplement.
  54. (en) Assembly.
  55. (en) İnstrument.
  56. (en) Aggregate.
  57. (en) Device.
  58. (al) Aufnahmegruppe, Filmgruppe, Aufnahmestab, Stab, Personengruppe,
  59. (al) Aufnahmegruppe, Aufnahmestab, Stab, Team
  60. (fr) Équipe, personnel, "team"
  61. (la) Ordo

vurucu güç (nedir ne demek)

  1. Silah gücü yüksek, özel eğitim görmüş askerî birlik, vurucu tim.
  2. Sivil bir kuruluş içinde etkili silahlarla donatılan birlik.
  3. (en) Striking force.

güç (nedir ne demek)

  1. Ağır ve yorucu emekle yapılan, müşkül.
  2. Yapılması zor, çetin, kolay karşıtı
    Örnek: Değiştirmedim ben düşüncemi. Güçtür şiir söylemek, nesir yazmaktan çok güçtür. N. Ataç
  3. Zorlukla
    Örnek: Kendini yatağa güç atmış ve sızıp kalmıştı. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet.
  5. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat.
  6. Sınırsız, mutlak nitelik.
  7. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik.
  8. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği.
  9. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet.
  10. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
  11. Bir toprağın verimlilik yeteneği.
  12. İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş.
  13. Görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği.
  14. 1-Fiziksel, düşüncel ve ahlaksal bir etki yapabilme ya da bir etkiye direnebilme yeteneği, a. Ağır bir cismi kımıldatabilme yeteneği: kas gücü. b. Etki vegüçlülük ilkesi: karakter gücü, direnme gücü, düşünce gücü, bir kanıtın gücü (idée force = kımıldatıcı, yöneticigüç). 2- Fizik-ötesi kavramı olarak: a. İtme ve çarpmada dıştan mekanik etki yapan şey; b. Bireylerde türlü biçimlerde ortaya çıkan itici, etki yapıcı ve biçimlendirici olan şey. (Leibniz'de temel etkinlik ilkesi; Herder ve Nietzsche'de de temel kavram.) 3- Bir şeyin yapılmasını tüzeyle, anlaşmayla değil de, baskı yoluyle sağlayan etkinlik. (Ör. Güce dayalı devlet.)
  15. Birim zamana düşen iş birimleriyle ölçülen iş yapma oranı
  16. Vatla ölçülen iş yapma oranı; elektrik gücü (1 vatlık birgüç, saniyede 1 jul iş yapar).
  17. Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği.
  18. Bir iş veya enerjinin transfer edilme hızı, birimi J.s-1 (wat).
  19. Yorucu, emekle yapılan.
  20. Zor, çetin.
  21. Şiddet.
  22. İş, meşguliyet.
  23. Kuvvet.
  24. (en) Power,.
  25. (en) Electric power.
  26. (en) Ascendance.
  27. (en) Austere.
  28. (en) Effort.
  29. (en) Exacting.
  30. (en) Heavy.
  31. (en) İmpossible.
  32. (en) İmpulse.
  33. (en) Proficiency.
  34. (en) İnfluence.
  35. (en) Rating.
  36. (en) Task.
  37. (en) Delivery job.
  38. (en) Heavy duty.
  39. (en) Difficult.
  40. (en) Hard.
  41. (en) Arduous.
  42. (en) Baffling.
  43. (en) Tricksy.
  44. (en) Strength.
  45. (en) Power.
  46. (en) Force.
  47. (en) Energy.
  48. (en) Ability.
  49. (en) Capability.
  50. (en) Capacity.
  51. (en) Clout.
  52. (en) Clutch.
  53. (en) Command.
  54. (en) Control.
  55. (en) Dominance.
  56. (en) Forcefulness.
  57. (en) İntensity.
  58. (en) İron.
  59. (en) Might.
  60. (en) Pith.
  61. (en) Potency.
  62. (en) Potential.
  63. (en) Punch.
  64. (en) Sinew.
  65. (en) Spiri.
  66. (en) Laborious.
  67. (en) Muscle.
  68. (en) Onerous.
  69. (en) Push.
  70. (en) Rough.
  71. (en) Stamina.
  72. (en) Steam.
  73. (en) Sticky.
  74. (en) Stiff.
  75. (en) Strenuous.
  76. (en) Tough.
  77. (en) Troublesome.
  78. (en) Vigour.
  79. (en) Competence.
  80. (en) Faculty.
  81. (en) İmpetus.
  82. (en) Lift.
  83. (en) Painful.
  84. (en) Parlous.
  85. (en) Severe.
  86. (en) Solidi.
  87. (al) Leistung,
  88. (al) Kraftstrom
  89. (al) Leistung
  90. (fr) Puissance,
  91. (fr) Puissance (électrique)
  92. (fr) Force
  93. (fr) Puissance
  94. (la) Fortitudo

team   US UK (nedir ne demek)

  1. Takım kurmak, takım halinde yapmak, koşmak (arabaya)
  2. Çift hayvan takımı, arabaya koşulmuş bir veya birkaç at
  3. Oyuncu takımı, ekip: leh

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014