NND Sözlük

Ana Sayfa > vuku bulmak nedir, vuku bulmak ne demek (vuku bulmak nnd)

vuku bulmak nedir, vuku bulmak ne demek?

vuku bulmak

  1. Olmak, meydana gelmek
  2. (en) Occur.
  3. (en) Reign.
  4. (en) Transpire.
  5. (en) To take place.
  6. (en) To happen.
  7. (en) To occur.
  8. (en) To come to pass.

vuku (nedir ne demek)

  1. Olma, meydana gelme.
  2. (en) Event.
  3. (en) Occurrence.
  4. (en) Happening.
  5. (en) Occurence.
  6. (en) Occuring.
  7. (en) Happening coming to pass.
  8. (en) Advent.

bulmak (nedir ne demek)

  1. Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak
    Örnek: Kafam her an bir konu bulmak için bin bir çeşit şeye müracaat ediyor. H. E. Adıvar
  2. Bir şeyi elde etmek.
  3. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek.
  4. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek
    Örnek: Şu kuvvetin, cevherin sırrını bulmaya çalışıyorum. S. F. Abasıyanık
  5. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek.
  6. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak
    Örnek: Kadınlık namına düşündüğüm şeylerin hiçbirini karımda bulamadım. Ö. Seyfettin
  7. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak
    Örnek: Böylece yılın ortasını bulduk. R. H. Karay
  8. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak
    Örnek: Ben de bunu akıllıca buldum. M. Ş. Esendal
  9. (en) Find.
  10. (en) İnvent.
  11. (en) Discover.
  12. (en) Reach.
  13. (en) Meet.
  14. (en) Obtain.
  15. (en) Ascertain.
  16. (en) Clear up.
  17. (en) Cogitate.
  18. (en) Contrive.
  19. (en) Devise.
  20. (en) Go for.
  21. (en) Happen on.
  22. (en) Happen upon.
  23. (en) Procure.
  24. (en) Provide with.
  25. (en) Reason.
  26. (en) Strike.
  27. (en) Strike out.
  28. (en) Study out.
  29. (en) Turn up.
  30. (en) Detect.
  31. (en) Suss.
  32. (en) Total.
  33. (en) Trace.
  34. (en) To find.
  35. (en) To detect.
  36. (en) To determine.
  37. (en) To find out.
  38. (en) To discover.
  39. (en) To invent.
  40. (en) To devise.
  41. (en) To amount to.
  42. (en) To total.
  43. (en) To be punished.
  44. (en) To recall.
  45. (en) Attain.
  46. (en) To make discovery.
  47. (en) Find out.
  48. (en) Mint.
  49. (en) Provide.
  50. (en) Rustle up.
  51. (en) Secure.
  52. (en) Spot.
  53. (en) Work out at.

olmak (nedir ne demek)

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Happen.
  10. (en) Come.
  11. (en) Form.
  12. (en) Grow.
  13. (en) Reign.
  14. (en) To come into being.
  15. (en) Fall out.
  16. (en) Make.
  17. (en) Originate.
  18. (en) Prove.
  19. (en) Stand.
  20. (en) To go under the styles of.
  21. (en) To go through accounts.
  22. (en) Be situated.
  23. (en) Become.
  24. (en) Exist.
  25. (en) Occur.
  26. (en) Take place.
  27. (en) Have.
  28. (en) Mature.
  29. (en) Befall.
  30. (en) Come about.
  31. (en) Come off.
  32. (en) Come over.
  33. (en) Eventuate.
  34. (en) Fare.
  35. (en) Go on.
  36. (en) Hatch.
  37. (en) Turn.
  38. (en) Transpire.
  39. (en) To be.
  40. (en) To become.
  41. (en) To exist.
  42. (en) To happen.
  43. (en) To occur.
  44. (en) To take place.
  45. (en) To go no.
  46. (en) To come about.
  47. (en) To transpire.
  48. (en) To get.
  49. (en) To fit.
  50. (en) To be suitable for.
  51. (en) To be present.
  52. (en) To ripen.
  53. (en) To mature.
  54. (en) To catch.
  55. (en) To have.
  56. (en) To undergo.
  57. (en) To be ready/prepared/cooked.
  58. (en) To be done out of sth.
  59. (en) Catch.
  60. (en) To be completed.
  61. (en) To be cooked.
  62. (en) Turn out.

gelmek (nedir ne demek)

  1. Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak
    Örnek: Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı. B. S. Erdoğan
  2. Geriye dönmek
  3. Oturmaya, ziyarete gitmek.
  4. İsabet etmek.
  5. Varmak, ulaşmak.
  6. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek.
  7. Ortaya çıkmak, doğmak.
  8. Belli bir süre dolmak
    Örnek: Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu. N. Cumalı
  9. (en) Come.
  10. (en) Attain.
  11. (en) Carry over.
  12. (en) Come up to.
  13. (en) Fall on.
  14. (en) Arrive.
  15. (en) Come to.
  16. (en) To come.
  17. (en) To appear.
  18. (en) Weigh, scale in, turn the scale at, go to scale at, scale out.
  19. (en) Go on.
  20. (en) Put in.
  21. (en) Weigh.
  22. (en) Pull.
  23. (en) Roll up.
  24. (en) Stem.
  25. (en) To seem.
  26. (en) To suit.
  27. (en) To come around to.
  28. (en) To cost.
  29. (en) Accrue.
  30. (en) Draw in.
  31. (en) Draw in / into.
  32. (en) Fetch up.
  33. (en) Originate.
  34. (en) Reach.
  35. (en) Spring.
  36. (en) Turn up.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.016