Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > vociferate nedir, vociferate ne demek, vociferate türkçesi, türkçe anlamı (vociferate nnd)

vociferate nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






vociferate   US UK

  1. Bağırmak, çağırmak, nida etmek.
  2. Bağırıp çağırmak, gürültü etmek

bağırmak (nedir ne demek)

  1. İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak
    Örnek: Yaşasın hürriyet diye bağırsa ismi tarihe geçecekti. Ö. Seyfettin
  2. Kendini belli etmek.
  3. Yüksek sesle azarlamak.
  4. (en) Shout. bawl. yell. scream. exclaim. shout out. shout at. bark at. bark. bellow. call. cry. ejaculate. holler. hollo. holloa. hoop. hoot. howl. roar. sing out. whoop.
  5. (en) Blare. call. cry. exclaim. holler. scream. shout. thunder. whine. whoop. yell.
  6. (en) To shout. to clamour. to cry. bellow. call. cry out. holler. scream. sing out.

çağırmak (nedir ne demek)

  1. Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek
    Örnek: Beyaz gömlekli zurnacısını çağırarak sandalyeye çıkardı. R. N. Güntekin
  2. Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek
  3. Binmek için bir araç istemek
    Örnek: Bir taksi çağırdım. C. Uçuk
  4. Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek
    Örnek: Türküler çağırarak tahta siliyor. Y. Z. Ortaç
  5. (en) Call. invite. summon. invoke. cry out. call for. call in. shout to. sing. call away. hail. whistle up.
  6. (en) Ask. bid. call. have. invite. page. term.
  7. (en) Call. invoke. evoke. to call. to summon. to issue a call for. to call in sb. accite. convoke. crowd out. cry out. hail. to be an invitation to buy. invite. whistle up.
  8. (en) cite

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük