vessel of charge ne demek?

  1. Yük gemisi

yük

  1. Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
  2. Bir şeyin ağırlığı.
  3. Araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar.
  4. Eşya.
  5. Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev.
  6. Tedirginlik veren şey, engel.
  7. Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı.
  8. Yüz bin kuruşluk mal veya tutar
  9. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— Bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı.
  10. Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke.

vessel

  1. Kanal, alet
  2. Kap, tas, damar
  3. Tekne, gemi
  4. Nefes borusu

vessel catch limit

  1. Gemi av sınırı

of

  1. Sıkıntı, bezginlik, usanç, acı, yorgunluk vb. duyguları belirten bir söz
  2. (en)Ugh!.
  3. (en)In a general sense, from, or out from; proceeding from; belonging to; relating to; concerning; used in a variety of applications; as: Denoting that from which anything proceeds; indicating origin, source, descent, and the like; as, he is of a race of kings; he is of noble blood.
  4. (en)Denoting possession or ownership, or the relation of subject to attribute; as, the apartment of the consul: the power of the king; a man of courage; the gate of heaven.
  5. (en)Denoting the material of which anything is composed, or that which it contains; as, a throne of gold; a sword of steel; a wreath of mist; a cup of water.
  6. (en)Oil filters.
  7. (en)Denoting part of an aggregate or whole; belonging to a number or quantity mentioned; out of; from amongst; as, of this little he had some to spare; some of the mines were unproductive; most of the company.
  8. (en)Prep w dat , from, out of, of, away from, contrary to, by.
  9. (en)Denoting that by which a person or thing is actuated or impelled; also, the source of a purpose or action; as, they went of their own will; no body can move of itself; he did it of necessity.
  10. (en)Optional Form Source: US EPA.

charge

  1. Şarj etmek
  2. Suçlamak, sorumlu tutmak
  3. Ödetmek, kredi kartından almak
  4. Suçlamak, üzerine atmak, saldırmak, hücum etmek
  5. Itham etmek, mesul tutmak
  6. Yüklemek, doldurmak
  7. (hizmet karşılığında ödenen) ücret
  8. Tembihlemek, bilgi vermek, aydınlatmak
  9. Doldurmak (tüfek, top, ocak vb)
  10. Doyurmak

Türetilmiş Kelimeler (bis)

vesselvessel catch limitvessel headvessel monitoring systemvesselamvesselsvesa local busvesafetvesaikvesaik ibrazında ödemelivesaik mukabili krediofof a certain ageof a certain lengthof a certain qualityof a collapseof a deviceof a good familyof a hogof a kindof a moment agooo henryo ağır yaralıo anda söylemeko anda uydurmak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın