Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > vergi dairesi nedir, vergi dairesi ne demek (vergi dairesi nnd)

vergi dairesi nedir, vergi dairesi ne demek?

vergi dairesi

  1. Vergi mükelleflerini tespit eden, vergiyi denetleyen ve toplayan resmî daire.
  2. Bk. vergi örgütü
  3. (en) Tax administration.
  4. (en) Tax department.
  5. (en) Fiscal administration.
  6. (en) Assessment office.
  7. (en) Fiscal management.
  8. (en) Rating authority.
  9. (en) Revenue authorities.
  10. (en) Taxation authority.
  11. (en) Taxing authority.
  12. (en) Valuation board.

vergi örgütü (nedir ne demek)

  1. Vergi yükümlüsünü saptayan vergiyi gerçekleştiren ve yükümlüsünden yasasında yazılı temel yargılara göre alan örgüt.
  2. (en) Bureau of tax.
  3. (fr) Bureau de taxe

vergi (nedir ne demek)

  1. Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para
    Örnek: Önce vergiyi kolay tahsil etmenin vesilesini hazırlasınlar. B. Felek
  2. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik
    Örnek: Ne de olsa sapasağlam bir kır çocuğuydum o sıralar, şehirlilere vergi incelikleri öğrenmemiş, bozulmamıştım. A. İlhan
  3. Çeşitli ülkelerde, almaç iyelerinden belirli sürelerde vergi biçiminde alınan para. (Örnek olarak Türkiye'de, almacın bulunduğu yerin nüfusuna ve almacın kullanılma amacına göre "Televizyon yıllık ruhsat ücreti" adı altında, değişen bir para alınır).
  4. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.
  5. (en) Television licence fee.
  6. (en) Assessment.
  7. (en) Duty.
  8. (en) Excise.
  9. (en) Gabelle.
  10. (en) İmposition.
  11. (en) İmpost.
  12. (en) Scot.
  13. (en) Dues.
  14. (en) Taxation.
  15. (en) Tribute.
  16. (en) Gift.
  17. (en) Talent.
  18. (en) Present.
  19. (en) Contribution.
  20. (en) Levy.
  21. (en) Toll.
  22. (en) Title.
  23. (en) Surtax.
  24. (en) Apanage.
  25. (en) Charge.
  26. (en) Cloud on title.
  27. (en) Tallage.
  28. (al) Fernsehgebühr
  29. (fr) Redevance, tqxe de télévision

daire (nedir ne demek)

  1. Bir yapının konut olarak kullanılan bölümlerinden her biri, kat
    Örnek: Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş. H. F. Ozansoy
  2. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri
    Örnek: Eskiden hem bir dairede beraber bulunmuşlar hem de silah arkadaşlığı etmişlerdi. R. H. Karay
  3. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı.
  4. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm
    Örnek: Yemeği, selamlık dairesinin üst katındaki yemek salonunda yediler. M. Ş. Esendal
  5. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü.
  6. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası.
  7. Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.
  8. Bk. bölüm (orun)
  9. Bk. katkonut
  10. (en) Disc, disk.
  11. (en) Circle.
  12. (en) Round.
  13. (en) Disc.
  14. (en) Verge.
  15. (en) Apartment.
  16. (en) Bureau.
  17. (en) Department.
  18. (en) Board.
  19. (en) Hoop.
  20. (en) Rooms.
  21. (en) Circuit.
  22. (en) Compartment.
  23. (en) Ring.
  24. (en) Agency.
  25. (en) Office.
  26. (en) Flat.
  27. (en) Room.
  28. (en) Section.
  29. (en) Hall.
  30. (en) Administration.
  31. (en) Office building.
  32. (en) Ward.
  33. (en) Tenement.
  34. (en) Roundel.
  35. (en) Compass.
  36. (en) Studio.
  37. (en) Accomodation.
  38. (en) Area.
  39. (en) Chamber.
  40. (en) Circle chart.
  41. (en) Desk.
  42. (fr) Disque

tespit (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirme, yerinden oynamaz duruma getirme, saptama.
  2. Bir durumu kuşkuya düşürmeyecek biçimde gösterme.
  3. Belirleme.
  4. Bk. saptama
  5. Işık mikroskobu ya da elektron mikroskobunda incelemek üzere canlıdan alınan parçaların daha sonra çürüme ve bozulmasını engellemek ve canlı hallerine en yakın şekliyle korumak için Bouin, Zenker, ozmiyum tetroksit vb. gibitespit sıvıları ile muamele etmek. Fiksasyon.
  6. Fotoğrafçılıkta, resim kaydedilmiş film üzerindeki aktif gümüş tuzlarını çözüp yıkayarak filmi ışığa duyarsız hale getirme işlemi.
  7. Atmosferdeki azotun, reaksiyona sokularak bitkilerin yararlanabileceği, suda çözünebilir bir bileşiğe dönüştürülmesi.
  8. Mikroskopide, incelencek canlı dokunun, zamanla yapı değişimini önleyip örneğin kararlı hale gelmesini sağlayan alkol, formaldehit çözeltisi, vb. bir sıvıda yeterli süre bekletilmesi işlemi.
  9. Boyanın kumaşa iyi tutunması için, kumaşın mordan ile muamele edilmesi.
  10. Sabit ve oynamaz h
  11. Doku veya sıvıların kimyevi bir maddeyle işleme tabi tutularak otolizinin engelllenmesi.
  12. Işık mikroskobu veya elektron mikroskobunda incelemek üzere canlıdan alınan parçaların daha sonra bozulmalarını önlemek ve canlı durumuna en yakın biçimiyle korumak için kimyasal tespit sıvılarıyla işleme tabi tutma, fiksasyon.
  13. (en) Fixing.
  14. (en) Establishing.
  15. (en) Fitings making sth fast.
  16. (en) Fixation.
  17. (en) Determination.
  18. (en) Stable or secure.
  19. (en) Setting.
  20. (en) Determining.
  21. (fr) Fixation
  22. (la) Fixus:Tespit edilmiş

eden   US UK (nedir ne demek)

  1. Aden, cennet.
  2. Cennet, Aden, İrembağı

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011