|
vedit
-
Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi görüşülen kimse, düşman karşıtı
Örnek:
Dostlar beni hatırlasın. Âşık Veysel
-
Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo
Örnek:
Bir dostu vardı, belalı, çapkın bir delikanlı. H. R. Gürpınar
-
Sahibine sevgi gösteren hayvan.
-
Bir şeye düşkün olan, aşırı ilgi duyan kimse.
-
İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan
Örnek:
Yüzleri tatlı, dilleri tatlı, dost insanlardı bunlar. T. Buğra
-
Sevilen, güvenilen yakın arkadaş.
-
Forthcoming. friend. ally. pal. fellow. lover. associate. bean. bedfellow. brother. comrade. connection. connexion. crony. pard.
-
Ally. company. crony. fellow. friend. friendly. mate. pal. steady. lover. mistress.
-
Of Do.
-
Ally. comrade. friend. confident. lover. mistress. associate. buddy. butty. companion. cully. friendly. kiss- and-tell. love. mucker. opposite number. pal.
-
Eski do'nun ikinci şahıs tekili.
-
BaşArmak, becermek, bir işi ifa etmek (Eski Kullanım)
-
İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu
Örnek:
Sevgi ve dostluk şu dünyada o kadar az bulunan şeyler ki. H. Taner
-
1- (Genel olarak) Hoşa giden bir şeye eğilim; tutkuya dek varabilen bir ruh durumu. Türlü biçimleri: a. Karşı cinse karşı duyulansevgi. b. Çocuğa karşı duyulansevgi. c. Bir nedene dayandırılamayan duygudaşlık (sympathie), d. Uzun süre içinde oluşup gelişen kişisel gönül dostluğu, e. Doğaya vb. lerine duyulansevgi. 2- (Felsefede) Eski Yunan felsefesindesevgi evrende birleştirici ilkedir (Empedokies), Platon'da güzele duyulansevgi (Eros) ideaların bilgisine götüren yoldur. Hıristiyanlıkta: yardım elini uzatma anlamındakisevgi (Caritas) ve hastalara, acı çekenlere, yoksullara duyulansevgi (agape), yakınsevgisi, giderek hiç bir ayırma yapmaksızın tüm insanlara gösterilensevgi (insanlıksevgisi) ve Tanrısevgisi; çağımızda Max Scheler'in felsefesindesevgi temel kavramlardan biridir; Scheler'in baş sorunu olan kişiliğin asıl özüsevgi olduğu gibi, insanları birbirine bağlayan dasevgidir; kendi içine çekilmiş ayrık yaşayan kişi değil, dünyaya ve insanlarasevgi ile yönelen kişi, yine böyle kendisi gibi sevebilen kişilerle kendini bir-duyan kişi değer taşır.
-
Bir şeye veya bir kimseye karşı duyulan sevme duygusu.
-
Affections. love. affection. sympathies. compassion. attachment. dearness. fondness. sympathy. piety.
-
Fondness. affection. endearment. love. predilection.
-
Love. affection. amity. attachment. endearment. fancy.
-
love
-
amour
-
Amor, caritas
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|