Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > veda etmeden gitmek nedir, veda etmeden gitmek ne demek, veda etmeden gitmekin anlamı, ingilizcesi (veda etmeden gitmek nnd)

veda etmeden gitmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






veda etmeden gitmek

  1. (en) Take french leave

veda  US UK (nedir ne demek)

  1. Ayrılırken birbirine selam ve esenlik dileme
    Örnek: Zaten ayrılması sırasında elimi sıkışı, yüzüme bakışı, acelesi ve tuhaflığı bir vedaya benziyordu. R. H. Karay
  2. (Sanskritçe: bilme): Eski Hint kültürünün kutsal yazıları; dinsel metinler ve bunlarla ilgili açıklamalar.
  3. Sevilen birinden veya yerden ayrılan.
  4. (en) Farewell. parting. valedictory. adieus. farewell. adieux. leave. parting. valediction.
  5. (en) Farewell. leave-taking.
  6. (en) The ancient sacred literature of the Hindus; also, one of the four collections, called Rig-Veda, Yajur-Veda, Sama-Veda, and Atharva-Veda, constituting the most ancient portions of that literature.
  7. (en) Farewell. good-bye. leave. valediction.
  8. (en) The most ancient of the Hindu scriptures.
  9. (en) Literally, 'Knowledge', the authoritative scriptures of the Hindus. knowledge. or vedas - Veda means knowledge and the four vedas are basic scriptures of sanatana dharma which all yogis refer to as the ultimate scriptural authority. the 4th cakra, with melakartas containing M1, R2, and G2, comprising numbers 19-24. any of the most ancient sacred writings of Hinduism written in early Sanskrit; traditionallly believed to comprise the Samhitas, the Brahmanas, the Aranyakas, and the Upanishads.
  10. Hindu dininin en eski kutsal kitapları

ve (nedir ne demek)

  1. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.
  2. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan bir söz
    Örnek: Galiba bir vehme kapılıyorum ve galiba bir hastalık beynimi kemiriyor. A. Gündüz
  3. (en) and.
  4. (en) And. plus.
  5. (en) And. and.
  6. (en) Brother of Odin and Vili He was one of the three deities who took part in the creation of the world.
  7. (en) The two-character ISO 3166 country code for VENEZUELA.
  8. (en) Ventilation Exchange is the exchange of gases, primarily oxygen and carbon dioxide, during the passage of air into and out of the respiratory passages.
  9. (en) Visual Emissions.
  10. (en) Value engineering.
  11. (en) Vented Electric; the implanted pump contains an electric motor but is vented to outside air through the driveline.
  12. (en) Victory in Europe. verb.
  13. (en) Visual Emissions Source: US EPA.
  14. (en) Vector Equilibrium.
  15. (en) Also known as Lothur, one of Odin's brothers.
  16. (en) Bosch Distributor type injection pump used on 89-93 Ram diesel engines.
  17. (en) Vietnam Era.
  18. (en) Very early in the season. vaginal examination.

gitmek (nedir ne demek)

  1. Bir yere doğru yönelmek
    Örnek: Yol yaptırmaktan maksat, insanların gitmek istedikleri yere, güvenle, rahatça gidip gelmelerini sağlamaktır. N. Cumalı
  2. Bir yerden veya bir işten ayrılmak.
  3. Çıkmak, ulaşmak.
  4. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak.
  5. Sürmek, devam etmek
    Örnek: Ama böyle giderse, Allah hemen sonunu hayırlara tebdil etsin. M. Ş. Esendal
  6. Yakışmak, yaraşmak.
  7. Tüketilmek, harcanmak
  8. Götürülmek, gönderilmek.
  9. (en) Go. take one's way. go away. depart. head for. betake oneself to. bugger off. give. go together. head. hop it. hop off. repair. resort. steer for. step. strike out. take to. wend one's way. work in with.
  10. (en) Become. blend. depart. flit. go. gravitate. move. nose. pop. retire. retreat. ride. sail. sneak. steam. travel. trot. to go. to leave. to depart. to make a move. to leave for. to attend. to get on with sth. to go off. to move off. to travel. to make. to go with. to suit. to become. to fit. to be suitable. to be enough. to suffic. to go away. be lost.
  11. (en) To go. to lead. to last. to be enough for. to leave. to go away. to travel. to disappear. to have recourse to. betake. buzz. depart. drive off. to do a fade. flock. gang. get. get off. go about. hit the road. to take one's hooks. make. make tracks.
  12. (en) roll
  13. (en) apply
  14. (en) run
  15. (en) fare
  16. (en) Turn to

take  US UK (nedir ne demek)

  1. (took, taken) almak
  2. götürmek
  3. kapmak
  4. Yakalamak, gasp etmek
  5. Tuzağa düşürmek
  6. kazanmak
  7. seçmek
  8. Satın almak
  9. kiralamak
  10. olmak
  11. Abone olmak
  12. çıkarmak
  13. uğramak
  14. karşılamak
  15. Farz etmek, saymak
  16. Anlamak, kavramak
  17. yapmak
  18. faydalanmak
  19. İle gitmek
  20. Duymak, hissetmek
  21. tutmak
  22. Da yanmak
  23. (argo) aldatmak, kandırmak
  24. kenetlenmek
  25. sin
  26. Alma, alış
  27. Tutma, tutuş
  28. Almak, götürmek, tahammül etmek, tutmak, icap etmek, ele geçirmek, elde etmek, yakalamak, çıkarmak, karşılamak, atlatmak, etmek, hissetmek, yanmak, kazanmak, yapmak, ölçmek, kabul etmek, sanmak, çekmek [fot.], katlanmak, dayanmak, kaplamak, gerektirme

french  US UK (nedir ne demek)

  1. Fransa'Ya, Fransızlara veya Fransızcaya ait
  2. Fransızlar
  3. Fransızca

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük