Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > vasi nedir, vasi ne demek (vasi nnd)

vasi nedir, vasi ne demek?

vasi

  1. Geniş, engin.
  2. Geniş.
  3. Engin.
  4. Bir yetimin veya akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kimse
    Örnek: Garson, para kıymeti bilmediğim için bana karşı bir vasi tavrı takınıyor. R. N. Güntekin
  5. Ölen bir kimsenin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kimse.
  6. (en) [Visual Approach Slope Indicator] vase, pot, jar, vessel, urn, bowl; duct; gallipot, pipkin.
  7. (en) Tutelar.
  8. (en) Tutelary.
  9. (en) Administrator.
  10. (en) Conservator.
  11. (en) Custodian.
  12. (en) Guardian.
  13. (en) Tutor.
  14. (en) Executor.
  15. (en) Trustee.
  16. (en) Bail absolute.
  17. (en) Balius.
  18. (en) Curator.
  19. (en) General guardian.
  20. (en) Liberal.
  21. (en) Vast.
  22. (en) Visual Approach Slope Indicator A series of lights using Fresnel lenses that cause them to change colors at different viewing angles, providing visual cues to pilots as to whether their aircraft is on the correct vertical path for an approach to a runway.
  23. (en) Signal lights at the sides of the runway which tell an aircraft about to land if it is on the correct approach course.
  24. (en) Visual approach slope indicator.

geniş (nedir ne demek)

  1. Eni çok olan, enli, vâsi
    Örnek: Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu. P. Safa
  2. Alanı büyük olan, dar karşıtı
    Örnek: Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi. O. C. Kaygılı
  3. Bol (elbise).
  4. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın.
  5. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat
    Örnek: Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu. A. İlhan
  6. Çok.
  7. (en) Full.
  8. (en) Splay.
  9. (en) Broadly.
  10. (en) Vast.
  11. (en) Extensive.
  12. (en) Comprehensive.
  13. (en) Obtuse.
  14. (en) Extended.
  15. (en) Large.
  16. (en) Open.
  17. (en) Roomy.
  18. (en) Spacious.
  19. (en) Walk-In.
  20. (en) Ample.
  21. (en) Commodious.
  22. (en) Cosmic.
  23. (en) Cosmical.
  24. (en) Expansive.
  25. (en) Catholic.
  26. (en) Sizable.
  27. (en) Voluminous.
  28. (en) Carefree.
  29. (en) İmmense.
  30. (en) Volumed.
  31. (en) Capacious.
  32. (en) Broad.
  33. (en) Wide.

engin (nedir ne demek)

  1. Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş, vâsi
    Örnek: Bu deniz de sabahın sisi içinde engin, sınırsız bir deniz gibi görünür. H. Taner
  2. Açık deniz
    Örnek: Enginden dönen deniz kuşları sessiz kanatlarıyla başımın üstünde dolaşıyorlar. R. N. Güntekin
  3. Değer ve fiyatı düşük olan.
  4. Yüksekte olmayan, alçak (yer), ingin, münhat
    Örnek: Engin olur bizim elin ovası / Yüksek olur yaylaların havası. Halk türküsü
  5. Açık deniz.
  6. Ucu bucağı görünmeyecek kadar çok geniş.
  7. İyi, güzel, temiz, sağlam.
  8. (en) Boundless.
  9. (en) Broad.
  10. (en) Cosmic.
  11. (en) Open.
  12. (en) Open sea.
  13. (en) İmmense.
  14. (en) Wide.
  15. (en) Exalted.
  16. (en) Extensive.
  17. (en) Offing.
  18. (en) Vast.
  19. (en) The open sea.
  20. (en) The high sea.
  21. (en) Depth.
  22. (en) Expansive.
  23. (en) High seas.
  24. (en) Profound.
  25. (en) Thundering.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010