|
varsayım
-
Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış, ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez.
-
(Lat. Suppositio ile eşanlamlı)(Yun. hypothesis=alta konan, temel, ilke, öndayanak, koşul,varsayım < hypo = alt, altta; thesis = koyum) : 1- (Matematikte ve mantıksal çıkarımlarda) Mantıksal sonuçlar çıkarmak üzere öndayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler birliği. 2- (Deneysel bilimlerde) Belli bilgilere olanak sağlamak, bağlantıları anlaşılır kılmak, olayları açıklamak üzere geçici olarak konmuş bilimsel öneri; olayları geçici bir açıklama biçimi; ama ancak deneyle yöntemli bir biçimde denetlendikten sonra geçerliliği kabul edilebilir. 3- Düşünmenin temellendirilmesi olarakvarsayım: düşünmenin, herhangi bir konuda ileri sürdüğü bir savı tanıtlamak üzere koyduğu öndayanak. (Bu anlamda Yeni Kantçılardan Cohen ve Natorp'ta düşünmenin temel ilkesi, temel yöntemidir.)
-
Conjecture. guess. guesswork. hypothesis. supposition.
-
Conjecture. hypothesis. presumption. supposition. hypothesis hipotez. faraziye. assumption.
-
Assumption. hypothesis. supposition. conjecture. postulate.
-
hypothesis
-
assumption
-
assumption
-
hypothèse
-
Supposi-tio
-
Az önce, daha şimdi, yeni
Örnek:
Memleketten henüz dönmüş, avlunun duvar dibinden yine mutfağa doğru yürüyordum. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Daha, hâlâ
Örnek:
Henüz hareket etmeyen otomobile yaklaştı. R. N. Güntekin
-
Just now. just. yet. still. freshly. scarcely.
-
Freshly. yet.
-
Just. a minute ago or so. only just. yet. as yet. now. scarcely.
-
İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi.
-
ünl.
-
Sonuncu olması dilenen çocuklara verilen adlardandır.
-
Enough. sufficient. enough.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|