|
varlıklar
-
Bir tecimenin ya da ortaklığın para ile değerlendirilebilen malları ve haklarının toplamı.
-
Bir tecimen ya da ortaklığın toplanabilecek alacaklarını da kapsamak üzere belirli bir süredeki taşınır ve durağan mallarının tümünün para olarak karşılanabilen değeri.
-
assets
-
actifs
-
Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
-
Kazanç
Örnek:
Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir. S. F. Abasıyanık
-
Kuruşun kırkta biri.
-
Yanında, yan. Örn. Para-aortik aortun yanında.
-
Yunanca yanında anlamına gelen bir ön ek.
-
1. 1,4 durumunu gösteren ön ek. 2. Bir asit, tuz ya da esterin olağanüstü sayıda su molekülü ile birleştiğini gösterir ön ek. 3. Çift dönme nicem sayısı ve karşıt koşut çekirdek dönüsü koşulunu belirleyen ön ek.
-
1. Yan. 2. Yanında.Dgr.: anat. para
-
Money. monetary. pecuniary. coffers. money. cash. shekels. currency. shiners. coin. boodle. brass. bread. chink. chip. dough. ducat. dust. funds. green. jack. kale. lolly. lucre. filthy lucre. means. purse. rock. sugar. tin. wherewithal.
-
Bread. capital. cash. currency. dough. drain. fund. leeway. means. money. obverse. take. wealth.
-
A prefix signifying alongside of, beside, beyond, against, amiss; as parable, literally, a placing beside; paradox, that which is contrary to opinion; parachronism.
-
A prefix denoting: Likeness, similarity, or connection, or that the substance resembles, but is distinct from, that to the name of which it is prefixed; as paraldehyde, paraconine, etc.; also, an isomeric modification. Specifically: That two groups or radicals substituted in the benzene nucleus are opposite, or in the respective positions 1 and 4; 2 and 5; or 3 and 6, as paraxylene; paroxybenzoic acid.
-
Ortho-, and Meta-.
-
A piece of Turkish money, usually copper, the fortieth part of a piaster, or about one ninth of a cent. an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows 100 para equal 1 dinar.
-
Money. brass. bread. cash. coffers. commodity money. currency. dibs. dimes. dough. face value. filthy lucre. funds. geets. gelt. investment. lolly. means. the necessary. net personality. pocket. to be pushed. rhino. riches. roll. shekels. shiners. spendol.
-
Having resemblance to certain features. prefix, beside, near. far from, away, out, different from.
-
A variety of forastero cacao bean cultivated in the Brazilian state of the same name. prefix meaning behind, e g , para-appendiceal.
-
A woman who has been delivered of a viable fetus. paragraph.
-
Refers to groups occupying 1,4 positions on a benzene ring.
-
Beside/Next to.
-
Paraplegic. the number of live-born children a woman has delivered; 'the parity of the mother must be considered'; 'a bipara is a woman who has given birth to two children'. 100 para equal 1 dinar. a soldier in the paratroops. an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows. port city in northern Brazil in the Amazon delta; main port and commercial center for the Amazon River basin.
-
para-
-
para
-
para
-
para
-
yakın
-
ötesinde
-
İkinci derecede
-
benzer.
-
Paraşütçü asker, paragraf
-
Bir kimsenin, bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan, taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünü
Örnek:
Mal vardı, mülk vardı. At vardı, araba vardı. Ö. Seyfettin
-
Büyükbaş hayvan
Örnek:
Boz atlar yağız değildi, artık; mallar erimiş, zayıflamıştı. N. Araz
-
Alınıp satılabilen her türlü ticaret eşyası, tüccar malı, emtia.
-
Bayağı, aşağılık, kötü kimse
Örnek:
İyi bir mal olsa buraya gönderirler miydi? R. H. Karay
-
Esrar.
-
Orospu.
-
İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne.
-
Goods. merchandise. property. possessions. holding. asset. chose. commodity. hereditament. ware.
-
Asset. commodity. effects. goods. holding. livestock. merchandise. property. wares.
-
A prefix in composition denoting ill, or evil, F. male, adv., fr. malus, bad, ill.
-
In some words it has the form male-, as in malediction, malevolent.
-
See Malice.
-
Chattel. commodity. goods. livestock. merchandise. riches. wealth. property. possession. estate assets. scoundrel. bastard. piece article. manufactures. ware. supplies. consignment. produce. farm stock. asset. capital. goods and chatt.
-
Malfunction.
-
Skydiver talk for Malfunction. prefix, bad, abnormal.
-
William W Malandra, Introduction to Ancient Iranian Religion. nIII: duty, obligation; obliged.
-
Minimum Analytical Limit.
-
goods
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|