Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > vücut nedir, vücut ne demek, vücutun anlamı, ingilizcesi (vücut nnd)

vücut nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






vücut

  1. İnsan veya hayvan gövdesi, beden
    Örnek: Koltukta vücudunu bir yandan bir yana çevirirken âdeta inliyor. R. N. Güntekin
  2. Var olma, varlık.
  3. Bk. varoluÅŸ
  4. (en) Personal. somatic. body. corporality. flesh. form. organism. person. system.
  5. (en) Body. flesh. the flesh. existence. being.
  6. (en) Being existence. body. figure. flesh. frame. subsistence.

varoluÅŸ (nedir ne demek)

  1. Yaşama, var olma, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu, mevcudiyet, öz karşıtı
    Örnek: Artık yaradılışının, varoluşunun, hayatla ödüllendirilişinin sebebini bilmektedir. T. Buğra
  2. 1- Var olan, gerçeğe dayalı olarak var olan, gerçek varlık; özün karşıtı, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu. Şöyle ya da böyle biçim almış her türlü özelliklerin dışında burada olma, nitelikçe belirlenmemiş salt var olma olgusu. 2- (Skolastik felsefede) Her var olanın, her gerçek olanın (Tanrı'dan kum tanesine değin) gerçekliği. 3- (Dar anlamda) Uzay ve zamanca, burada ve şimdi, var olan. (Düşüncel nesnelere ve Tanrı'ya uygulanmaz.) 4- (Varoluş felsefesinde) Günümüzvaroluş felsefesinin kurucusu Kierkegaard'a bağlı olarak: Bütün varolanlardan, bütün doğal ya da düşüncel olarak verilmiş varlık düzenlerinden ve varlık bağlarından ayrılarak tek başına kalmayı, Tanrı'ya da hiçlik önünde yapayalnız olmayı göze alan insanınvaroluşu; bunun yanında hiç bir zaman bir nesne gibi verilmemiş olan, hiç bir zaman olmuş bitmiş bir varlık olarak hazır bulunmayan, tam tersine yalnız özgürce bir kendi kendini gerçekleştirme yoluyla gerçek ve yaşanabilir olan, insanvaroluşunun kendi kendisi olma ya da olmama olanağı; kişinin kendi kendisi olarak (kendisi ya da Tanrı önünde) saltık bir sorumluluğun ciddiyetiyle eylemesine ve düşünmesine yol açan kaynak.
  3. (en) existence.
  4. (en) Existence. being.
  5. (en) existence
  6. (fr) existence
  7. (la) existentia

insan (nedir ne demek)

  1. İki eli olan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
  2. Bu türden olan canlı.
  3. Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı
    Örnek: O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar. H. Taner
  4. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).
  5. Memeliler (Mammalia) sınıfının,insangiller (Hominidae) familyasından, iki ayağı üzerinde duran ve yürüyen, kolları kısa, vücudunun birçok yerlerinde tüyler azalmış, çeneleri belirli, beyinleri çok gelişmiş, kafatası yuvarlak ve yüz açısı yüksek, konuşabilen tek yaratık.
  6. (en) Hominid. human. anthropo-. human being. human. man. hominid. humanity. microcosm. mortal. naked ape. spirit. wight. born of woman. lords of creation.
  7. (en) Bird. character. human. individual. man. mortal. one. person. human being. humane.
  8. (en) Human being. man. person. decent person. beggar. homo sapiens. humanity. fellow man. mortal. wight.
  9. (en) Modern man
  10. (fr) homme
  11. (la) Homo sapiens

hayvan (nedir ne demek)

  1. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık
    Örnek: İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi. F. R. Atay
  2. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
  3. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
  4. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık
    Örnek: Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu. Ö. Seyfettin
  5. (en) Animal. beast. brute.
  6. (en) Animal. beast. brute. churl. pest.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük