|
uzun adımlarla yürüme
-
stride
-
İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
-
Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren
Örnek:
Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece. Âşık Veysel
-
Ayrıntılı, derinlemesine
Örnek:
Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar. H. E. Adıvar
-
Long. tall. lengthy. extended. prolonged. maxi. far-off. faraway. interminable. prolix. long-. maxi-. macro-.
-
Long. spindly. tall. tail.
-
Baguette. far. great. lengthy. long. tagliatelle. tall.
-
Yürümek işi
-
Dansçının dans adımlarıylayürümesi.
-
Bk. geçiş
-
Walk. walking. pace.
-
Marching. walking.
-
walking
-
walking
-
marche
-
marche
-
Geçme işi veya biçimi
Örnek:
Bekleme sabırsızlığını çoktan kaybetmiş olduğum için vaktin geçişini pek fark etmiyordum. R. N. Güntekin
-
Herhangi bir durumdaki değişme, intikal.
-
Resimde iki ayrı rengi birbirine bağlayan ara ton.
-
Ses organlarının bir durumdan ötekine geçmesi.
-
Bir parça süresince bir tondan başka bir tona atlama.
-
Bir öğecik eksiciğinin ya da bir çekirdeğin uyarılmış bir halden daha düşük erkeli kararlı bir hale dönmesi ya da bunun tersi olay;geçişler belli tutarda erke salımı ya da erke soğurumu ile olur.
-
İntikal.~ töresi: intikalî hukuk (bk. çağlararası töre).
-
Filmin çeşitli sinema aygıtlarının düzeneğinde ileriye ya da geriye doğru düzenli devinimi; özellikle filmin alıcı ya da gösterici penceresi önünde devinimi.
-
1. Bağırsakların boşalması. 2. Bir yerden diğer bir yere hareket etme. 3. Katater, prop gibi bir aletin bir kanalın içinden geçmesi.
-
Drive, film drive (advance, transport, run, movement, travel), advance, feed, transport, run, movement (of the film), travel, pulldown
-
Transition. passing. pass. transition. changeover. modulation. passage. progression.
-
Crossing. pass. passage. transit. transition.
-
Transition. passing. crossing. passage. transit flight. traffic. immigration. change over. conduction. film advance. film travel. leading line. pass. transit.
-
transition
-
passage
-
Filmtransport, Filmvorschub, Filmfortschaltung, Filmlauf, Bewegungsablauf (des Film)
-
Quantensprung
-
Entraînement, défilement, déroulement, passage, mouvement, déplacement (du film)
-
transition
-
(strode, stridden) uzun adımlarla yürümek, geniş adımlarla gezinmek
-
Üzerine binmek
-
Uzun adımlarla yürüme
-
Uzun adım
-
Ata biner gibi oturmak, yürüyerek geçmek, geçip gitmek, uzun adımlarla yürümek, atlayarak geçmek, aşmak
-
Birden sonra gelen sayının adı.
-
Bu sayıyı gösteren 2, II rakamlarının adı.
-
Birden bir artık
Örnek:
Bir sokak başında kavga eden iki çocuğu ayırdı. H. Taner
-
Two. dual. dyad. twain. two. couple. brace. amphi-. two-. bi-. duo-. ambi-.
-
Both. double. either. two.
-
Two. dyad. double double. twin double.
-
Breath Iki refers more to the physical act of respiration, while kokyu signifies the deeper cosmological aspects of breathing.
-
Breath The physical act of respiration Also will power.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|