|
uydu kent
-
Ana kente bağlantılı olarak kurulan ve onun yükünü azaltmak amacıyla çevresinde oluşturulan yerleşim yeri.
-
Yönetsel, ekonomik etkinlikleriyle yakınındaki daha büyük bir kente az çok bağımlı ikincil kent.
-
Satellite city.
-
Satellite town
-
Ville -satellite
-
Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk.
-
Türlü amaçlarla yerden fırlatılan ve genellikle kapalı bir yörünge çizerek yer çevresinde dolanan araç.
-
İşlerini ve davranışlarını daha güçlü birinin isteğine uyduran (devlet, kurum, kişi).
-
Yörüngesel devinimini bağlı olduğu gezegen çevresinde yapan ve onunla birilikte dizgenin asıl özeği olan yıldız çevresinde de dolanan gökcismi.
-
Evrensel çekim kuvveti etkisiyle, Kepler yasaları uyarınca bir gezegen çevresindeki kapalı yörüngeler üzerinde dolanan gökcisimleri.
-
İnsanlarca yapılarak bir gökcismi çevresinde yörüngeye yerleştirilen ve dolanması sağlanan uzay aracı, yapmauydu
-
Yapmauydunun iletişimde, ırakiletişimde kullanılan çeşidi, iletişimuydusu
-
İletişimuydusunun televizyon yayınlarında da kullanılabilen çeşidi, televizyonuydusu.
-
1. Belli başlı kromozomlarda görülen, ana kromozom'a, sap biçiminde ince uzantıyla tutunmuş küçük kromozom parçası. 2. Büyük bir lezyonun kenarında oluşan küçük veya ikincil olarak biçimlenmiş olan lezyon. 3. Atardamar'a çok yakın olarak seyreden toplardamar. 4. Satellatizm gösteren.
-
Satellite, artificial satellite,
-
Communication satellite, telecommunication satellite,
-
Satellite. minion. secondary planet. secondary.
-
Moon. satellite.
-
Satellite. earth satellite. moon.
-
satellite
-
Television satellite
-
Satellit, künstlicher Satellit, Trabant,
-
Nachrichtensatellit,
-
Fernsehsatellit, Telesatellit
-
Satellit
-
Satellite (artificielle),
-
Satellite de communication (de télécommunitation),
-
satellite
-
Satellite de télévision
-
Åžehir
Örnek:
Paris gibi bir kentte, bu hatırlamalar, karamsarlığa sürükler insanı. N. Cumalı
-
Site.
-
Başta tecim, işleyim, yönetim ve eğitim olmak üzere çeşitli görevleri bir araya toplayan ve bu görevlerden daha egemen olanına göre yaşam biçimi ve çevresine etkileri bakımından ayrımlı büyük yerleşim özeği.
-
Åžehir, kasaba.
-
City. town. civic. city. town. borough. straight.
-
City. layout. town.
-
A county in southeastern England on the English Channel; the first to be colonized by the Romans United States painter noted for his woodcuts.
-
City. burg.
-
A county in southeastern England on the English Channel; the first to be colonized by the Romans.
-
United States painter noted for his woodcuts.
-
town
-
ville
-
Çocuğu olan kadın, anne
Örnek:
Gözyaşları döken hanım herhâlde gelinin anası olacaktı. H. Taner
-
Yavrusu olan diÅŸi hayvan.
-
Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
-
Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü.
-
Velinimet.
-
Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü.
-
Temel, asıl, esas
Örnek:
Geçen yıl ana işlerden hiçbiri bitirilip bir sonuca varılamamıştır. M. Ş. Esendal
-
Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatır.
-
Chief. principal. key. main. primary. basic. leading. guiding. broad. capital. cardinal. fundamental. governing. grand. master. parent. staple. mother. principle. main part. head. matron.
-
Arterial. basic. cardinal. central. chief. fundamental. grand. leading. ma. main. mama. mammy. momma. mother. primary. rudimentary. mum. mom. maternal. principal.
-
A prefix in words from the Greek, denoting up, upward, throughout, backward, back, again, anew.
-
A suffix to names of persons or places, used to denote a collection of notable sayings, literary gossip, anecdotes, etc.
-
Thus, Scaligerana is a book containing the sayings of Scaliger, Johnsoniana of Johnson, etc. a collection of anecdotes about a person or place mother of the ancient Irish gods; sometimes identified with Danu.
-
Main. master. major. mother. patroness. fundamental. basic. capital. stock. principal. broad / adj ,. cardinal. central. chief. leading. mama mamma.
-
Mother of the ancient Irish gods; sometimes identified with Danu. a collection of anecdotes about a person or place.
-
Article Numbering Association.
-
American Numismatic Association, the national organization for coin collectors.
-
Association of National Advertisers An association whose members are advertisers, i e , companies that advertise their products or services.
-
American Nurses Association.
-
Association of National Advertisers.
-
Short for 'American Numismatic Association '.
-
Automatic Network Analyzer - A computer-controlled test system that measures microwave devices in terms of their small signal S-parameters The use of this instrument by both engineering and production permits quick and accurate characterization of the input and output impedance, gain, reverse isolation of individual units and the degree of match between units.
-
Hole.
-
main
-
Her cinsten aynı miktarda
-
Sonek ait olan koleksiyon: Americana, Shakespeareana.
bağlantılı(nedir ne demek)
-
Aralarında bağlantı bulunan, irtibatlı, rabıtalı.
-
Her biri bağımsız birer suç olmakla birlikte bir kimsenin birkaç suçtan sanık olması durumunda sanık aracılığı ile suçlar arasında ortaya çıkan ilgi, birkaç kimsenin tek bir suçtan sanık olmaları durumunda suç işleyenler arasında oluşan bağlantı.
-
close.
-
Related. connected. engaged.
-
İnterconnected. coordinated. aligned. engage.
-
connected
-
connexion
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|