usta tutma eğrisi ne demek?
- Belirli zaman sürelerinin geçişinden sonra öğrenilenin ne kadarının usta tutulabildiğini gösteren eğri.
usta
- Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse.
- Zanaat öğreticisi.
- Zanaatçılar için unvan
- Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir
- Akıl veren veya öğreten
- Osmanlı İmparatorluğu'nda saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi.
- Karagöz oynatan sanatçıya verilen ad.
- İşinin eri, becerikli.
The United States Tennis Association, the governing body of tennis in the United States The USTA maintains the rules of play and promotes the growth of tennis.
United States Telephone Association.
usta asker
Warhorse.
tutma
- Destekleme.
- Yanaşma.
- Markaj.
- Tutmak işi.
- Herhangi bir vücut bölümünü belli bir duruşta, ölçülü olmak koşuluyla bir süre devinimsiz bırakma.
- Bir resmi, kendinden önceki ya da sonraki resmin durumuna tıpatıp uygun duruma yerleştirme.
- Karşı takımın bir oyuncusunun kımıldamasına engel olacak şekilde, bedenle yapılan abanma hareketi.
Catchment.
Retaining.
Occupation.
eğri
- Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı.
- Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves.
- Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail.
- Yanlış bir biçimde
- Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi.
- Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey.
- Bk. kavis
- Bir özelliğin yeğinliğindeki değişimleri özetleyen çizgi.
Cockeyed.
Curve.
