Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > umum çıkması nedir ne demek, umum çıkmasının anlamı

umum çıkması nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

umum çıkması

  1. Bk. büyük çıkma.

büyük çıkma (nedir)

  1. Padişahların tahta geçmeleri dolayısıyle yapılan atanmalar, bk. çıkma.

umum (nedir)

  1. Bütün, tüm, kamu
    Örnek: Onun umum kumandanlığı, boş çöller içinde bedevi şeyhlerine verilen fahri paşalıklar gibi bir şey idi. F. R. Atay
  2. Herkes, halk, ahali
    Örnek: Üçü de kısa bir boyun kırışıyla umumu selamladılar. P. Safa
  3. umum ne demek (en) Common, public, generalgeneric, prevalent (sadece ingilizce sonuçlar)

çıkma (nedir)

  1. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
  2. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak.
  3. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, derkenar.
  4. Çıkmış
    Örnek: Saraydan çıkma İstanbul eşyalarını görünce bunların hakikatine inanmak lazım geldiğini anlamış. A. Ş. Hisar
  5. Eski, kullanılmış.
  6. Çıkmak işi.
  7. Bir buzsul örgüsünün biçimleniminde birimlerin yerinden kayması.
  8. Bir buzsul örgüsünün biçimleniminde birimlerin yerinden kayması.
  9. çıkma ne demek (en) Going out. going up. rise. outbreak. occurrence. cantilever. annotation. egress. egression. emergence. expulsion. protrusion. pull-out. withdrawal.
  10. çıkma ne demek (en) Bay. detachment. discharge. exit. oriel. outbreak. going out bow window. balcony. projection. promontory. marginal note derkenar.
  11. çıkma ne demek (en) Marginal note. outbreak. going out. overhang. projection. promontory. ascent. mounting. rising. climb. climbing. overhung. cantilever. spring. springing. project. console. portico. porch. prostyle. penthouse. baldachin. issue. extended. sponson. co.
  12. çıkma ne demek (en) Dislocation
  13. çıkma ne demek (al) Versetzung
  14. çıkma ne demek (fr) Dislocation

büyük (nedir)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. büyük ne demek (en) Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
  8. büyük ne demek (en) Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
  9. büyük ne demek (en) Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.

bütün (nedir)

  1. Eksiksiz, tam
    Örnek: Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede. N. Cumalı
  2. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi
    Örnek: Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Bozuk olmayan (para).
  4. Parçalanmamış.
  5. Birlik, tamlık
    Örnek: Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder. O. V. Kanık
  6. Tümel niceleyicinin Türkçe'deki bir karşılığı.
  7. Eksiksiz, tüm.
  8. bütün ne demek (en) Whole. entire. complete. total. all. every. solid. undivided. gross. all-out. aggregate. clear. continuum. out-and-out. round. sheer. unbroken. utter. one and only. the whole. the total. entire. gross. totality. complement. holo-. omni-. pan-. all ov.
  9. bütün ne demek (en) Aggregate. all. entire. entirety. grand. intact. total. whole.
  10. bütün ne demek (en) Whole.


BİS
Başında, içinde, sonunda "umum çıkması" geçen kayıtlar (hepsine bakın)




Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 3.0.021
Bunları kaçırmayın!