|
tutu bankası
-
Konutsuz aileleri konutlandırmak amacıyla, edinilecek konut üzerine önceden tutu koyarak ödünç para veren banka.
-
Mortgage bank
-
Banque hypotécaire
-
Rehin, ipotek.
-
Rehin.
-
İşaret, iz.
-
Pledge. mortgage. pledge rehin. ipotek. pawn. deposit.
-
South African prelate and leader of the antiapartheid struggle.
-
Security. collateral. pawn.
-
A side-blown horn used by the Aluku and other Guianese Maroons to communicate messages. [tew-TEW] This is the short classical ballet skirt made of many layers of tarlatan or net The romantic tutu is the long skirt reaching below the calf. four.
-
South African prelate and leader of the antiapartheid struggle. very short skirt worn by ballerinas.
-
Balerinlerin giydiği çok kısa ve kat kat kabarık eteklik.
-
Tüt, bale kostümü (etek)
-
[TUT] v. do, perform, execute, make, create, act
-
Sus! Adam sen de! Tut, tut! Vah,vah!
-
Cik cik!
-
Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve bunlardan daha başka parasal ekonomik etkinliklerde bulunan kuruluş.
Örnek:
Gelen parayı bankaya götürüp yatırırlar. R. N. Güntekin
-
Bankacılık işleminin yapıldığı yer.
-
Mevduat kabul eden, kredi açan, ulusal ve uluslararası ödemelerde aracılık, para nakli, senet iskontosu, emanet kabulü vb. hizmetleri sunan, pazarlanabilir menkul değerler gibi finansal aktifleri elinde tutan ve saymaca para yaratan finansal aracı kurum.
-
Banking. bank. banking house.
-
bank.
-
bank
-
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik.
-
Karı, koca ve çocuklardan oluşan topluluk
Örnek:
En büyük cevizin altını kalabalıkça bir aile kaplamıştı. O. C. Kaygılı
-
Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü
-
Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
-
Eş, karı.
-
Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü.
-
Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu.
-
Ortak özellikleri olan matematiksel nesneler kümesi. (Örneğin yüzeylerailesi, operatörlerailesi gibi.)
-
Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği grup anlamında kullanılan terim.
-
Canlı organizmaların sistematik sınıflandırılmasında benzer cinslerin bir araya gelmesiyle oluşan kategori, familya.
-
Family. domestic. family. stirpes. relations. stirps. brood. kin. next of kin. menage.
-
Family. house. kindred. wife. domestic.
-
Family. wife. house. household. people.
-
family
-
famille
amacıyla(nedir ne demek)
-
To this end
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|