Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tuttuğunu koparmak nedir, tuttuğunu koparmak ne demek (tuttuğunu koparmak nnd)

tuttuğunu koparmak nedir, tuttuğunu koparmak ne demek?

tuttuğunu koparmak

  1. Becerikli olmak, giriştiği her işte başarı sağlamak.

koparmak (nedir ne demek)

  1. Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak
    Örnek: O koskoca lenduha gibi gövdenle ipi koparırsın da başımıza iş çıkarırsın! O. C. Kaygılı
  2. Daldan, ağaçtan alıp toplamak
  3. Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak
  4. Zor kullanarak almak.
  5. Güçlükle elde etmek
  6. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek.
  7. (en) Work.
  8. (en) Break off.
  9. (en) Tear off.
  10. (en) Pluck.
  11. (en) Pull off.
  12. (en) Rip off.
  13. (en) Break.
  14. (en) Cozen.
  15. (en) Cut off.
  16. (en) Deflorate.
  17. (en) Deflower.
  18. (en) Dissever.
  19. (en) Extort.
  20. (en) Pick.
  21. (en) Pick off.
  22. (en) Rend.
  23. (en) Rive.
  24. (en) Rupture.
  25. (en) Snap.
  26. (en) Snap off.
  27. (en) Snatch.
  28. (en) Snatch away from.
  29. (en) Snatch from.
  30. (en) Sunder.
  31. (en) Take apart.
  32. (en) Tear.
  33. (en) Tear away.
  34. (en) Gather.
  35. (en) Pull.
  36. (en) Sever.
  37. (en) Utter.
  38. (en) Wangle.
  39. (en) To break sth off.
  40. (en) To snap.
  41. (en) To tear off/away.
  42. (en) To pick.
  43. (en) To pluck.
  44. (en) To wheedle out.
  45. (en) To coax.
  46. (en) To utter.
  47. (en) To give.
  48. (en) Let out.
  49. (en) To break off.
  50. (en) To tear off.
  51. (en) To pluck off.
  52. (en) To snap off.
  53. (en) To set up.
  54. (en) To let out.
  55. (en) To pull away by force.
  56. (en) To obtain with difficulty.
  57. (en) To get sth out of sb.
  58. (en) To wrangle.
  59. (en) Cull.
  60. (en) Detach.

becerikli olmak (nedir ne demek)

  1. (en) Be full of resource.

becerikli (nedir ne demek)

  1. Becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir, mahirane
    Örnek: Halk, onun çok becerikli bir müdür olduğuna inanır. S. Birsel
  2. (en) Resourceful.
  3. (en) Capable.
  4. (en) Accomplished.
  5. (en) Good.
  6. (en) Practised.
  7. (en) Proficient.
  8. (en) Skilled.
  9. (en) Hot and strong.
  10. (en) Able.
  11. (en) Diplomatic.
  12. (en) Great at.
  13. (en) Handy.
  14. (en) Efficient.
  15. (en) Skilful.
  16. (en) Skillful.
  17. (en) Skilly.
  18. (en) Dextrous.
  19. (en) Adept.
  20. (en) Adroit.
  21. (en) Agile.
  22. (en) Clever.
  23. (en) Deft.
  24. (en) Designing.
  25. (en) Dexterous.
  26. (en) Facile.
  27. (en) Gifted.
  28. (en) Handsome.
  29. (en) İngenious.
  30. (en) Knowing.
  31. (en) Light-Handed.
  32. (en) Neat.
  33. (en) Nimble-Fingered.
  34. (en) Performing.
  35. (en) Practical.
  36. (en) Pushful.
  37. (en) Pushing.
  38. (en) İnventive.
  39. (en) Savior faire.
  40. (en) Tricky.
  41. (en) Versed.

olmak (nedir ne demek)

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Happen.
  10. (en) Come.
  11. (en) Form.
  12. (en) Grow.
  13. (en) Reign.
  14. (en) To come into being.
  15. (en) Fall out.
  16. (en) Make.
  17. (en) Originate.
  18. (en) Prove.
  19. (en) Stand.
  20. (en) To go under the styles of.
  21. (en) To go through accounts.
  22. (en) Be situated.
  23. (en) Become.
  24. (en) Exist.
  25. (en) Occur.
  26. (en) Take place.
  27. (en) Have.
  28. (en) Mature.
  29. (en) Befall.
  30. (en) Come about.
  31. (en) Come off.
  32. (en) Come over.
  33. (en) Eventuate.
  34. (en) Fare.
  35. (en) Go on.
  36. (en) Hatch.
  37. (en) Turn.
  38. (en) Transpire.
  39. (en) To be.
  40. (en) To become.
  41. (en) To exist.
  42. (en) To happen.
  43. (en) To occur.
  44. (en) To take place.
  45. (en) To go no.
  46. (en) To come about.
  47. (en) To transpire.
  48. (en) To get.
  49. (en) To fit.
  50. (en) To be suitable for.
  51. (en) To be present.
  52. (en) To ripen.
  53. (en) To mature.
  54. (en) To catch.
  55. (en) To have.
  56. (en) To undergo.
  57. (en) To be ready/prepared/cooked.
  58. (en) To be done out of sth.
  59. (en) Catch.
  60. (en) To be completed.
  61. (en) To be cooked.
  62. (en) Turn out.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013