Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tulum çıkarmak nedir, tulum çıkarmak ne demek (tulum çıkarmak nnd)

tulum çıkarmak nedir, tulum çıkarmak ne demek?

tulum çıkarmak

  1. Hayvanın derisini yarmadan çıkarmak.

tulum (nedir ne demek)

  1. Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi.
  2. Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda
    Örnek: Ben zatınıza tulum şişirmesini öğreteyim, siz de bana kemançeyi öğretin. O. C. Kaygılı
  3. Tüp.
  4. Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi
    Örnek: Zayıf vücuduna tulum bol geliyordu. S. F. Abasıyanık
  5. Şişman, tombul
    Örnek: Bir şeyim yok doktor, bu yaşta annem gibi tulum olacak değilim ya! H. E. Adıvar
  6. Pekmez, peynir, yağ vb. gibi şeyler koymaya yara-yan ya da yayık olarak kullanılan deri.
  7. Dik kafalılık, şımarıklık, çalım.
  8. Ayın on dördü.
  9. (en) Overalls.
  10. (en) Rompers.
  11. (en) Workwear.
  12. (en) Siren suit.
  13. (en) Skin.
  14. (en) Leather bottle.
  15. (en) Skin made into a bag.
  16. (en) Bagpipes gayda.
  17. (en) Tube tüp.
  18. (en) Jump suit.
  19. (en) Boiler suit.
  20. (en) Skin bag.
  21. (en) Bagpipe.
  22. (en) Sleepers.
  23. (en) Coveralls.
  24. (en) Animal skin used as a casing.
  25. (en) Slough.
  26. (en) Leather bag.
  27. (en) Bag hose.
  28. (en) Ferry.
  29. (en) Overall.
  30. (en) Cover- alls.

çıkarmak (nedir ne demek)

  1. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak
    Örnek: Cebinden maroken kaplı bir defter çıkardı. Ö. Seyfettin
  2. Sonunu getirmek.
  3. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek.
  4. Bulmak, ortaya koymak.
  5. Hatırlamak
    Örnek: Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım. N. Cumalı
  6. Döküntülü hastalığa tutulmak.
  7. Çok hoşlanmak
    Örnek: Lezzetini çıkara çıkara hikâyesine devam ediyordu. R. H. Karay
  8. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek.
  9. (en) Belch.
  10. (en) Dislocate.
  11. (en) Put off.
  12. (en) Tide over.
  13. (en) Uncase.
  14. (en) Pay off.
  15. (en) Wreak.
  16. (en) Enact.
  17. (en) Take out.
  18. (en) Deduct.
  19. (en) Subtract.
  20. (en) Remove.
  21. (en) Divest.
  22. (en) Throw out.
  23. (en) Displace.
  24. (en) Exclude.
  25. (en) Make out.
  26. (en) Eliminate.
  27. (en) Unfix.
  28. (en) Expel.
  29. (en) Extract.
  30. (en) Doff.
  31. (en) Bring out.
  32. (en) Publish.
  33. (en) Print out.
  34. (en) Bare.
  35. (en) Blank.
  36. (en) Bruit about.
  37. (en) Delete.
  38. (en) Derive.
  39. (en) Disconnect.
  40. (en) Dislodge.
  41. (en) Dismantle.
  42. (en) Draw off.
  43. (en) Draw.
  44. (en) Abstract.
  45. (en) Cast.
  46. (en) Discharge.
  47. (en) Disengage.
  48. (en) Drop.
  49. (en) Excite.
  50. (en) Omit.
  51. (en) Poke.
  52. (en) Shed.
  53. (en) Slip.
  54. (en) Sprout.
  55. (en) To take out.
  56. (en) To put out.
  57. (en) To get out.
  58. (en) To get off.
  59. (en) To extract.
  60. (en) To abstract.
  61. (en) To mine.
  62. (en) To take off.
  63. (en) To remember.
  64. (en) To place anımsamak.
  65. (en) Hatırlamak.
  66. (en) To find.
  67. (en) To find out.
  68. (en) To discover.
  69. (en) To make out.
  70. (en) To figure out.
  71. (en) To get.
  72. (en) To dislodge.
  73. (en) To remove gidermek.
  74. (en) To expel.
  75. (en) To dismiss.
  76. (en) To excrete.
  77. (en) To omit.
  78. (en) To leave out.
  79. (en) To cross sth out.
  80. (en) To cross sth off.
  81. (en) To delete.
  82. (en) To dislocate.
  83. (en) To displace.
  84. (en) To publish.
  85. (en) To get sth out yayımlamak.
  86. (en) To produce.
  87. (en) To bring out.
  88. (en) To emit.
  89. (en) To send out.
  90. (en) To exhale.
  91. (en) To give sth off.
  92. (en) To cause.
  93. (en) To raise neden olmak.
  94. (en) Yol açmak.
  95. (en) To issue.
  96. (en) To subtract tarh etmek.
  97. (en) To deduct.
  98. (en) To eliminate.
  99. (en) To vomit.
  100. (en) To bring sth up.
  101. (en) To throw up.
  102. (en) To spew.
  103. (en) To offer sunmak.
  104. (en) To have.
  105. (en) To play by ear.
  106. (en) To cut.
  107. (en) To stick sth out.
  108. (en) To get through to sb.
  109. (en) To remove.
  110. (en) To raise.
  111. (en) To derive.
  112. (en) To deduce.
  113. (en) To decipher.
  114. (en) To subtract.
  115. (en) To work off one's anger on.

hayva (nedir ne demek)

  1. Bk.Hayva demiri

bazı (nedir ne demek)

  1. Birtakım, kimi
    Örnek: Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler. Ö. Seyfettin
  2. Bazen
    Örnek: Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. (en) Certain.
  4. (en) Some.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.017