trailblazer ne demek?

  1. Yol açan kimse
  2. Öncü.
  3. Öncü, yol açan kimse

yol

  1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
  2. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
  3. Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
  4. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
  5. Gidiş çabukluğu, hız.
  6. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
  7. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
  8. Yolculuk.
  9. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri.
  10. Elektronlar, iyonlar veya moleküller gibi taneciklerin hareket ettiği iz, patika.

trailblazing

  1. Öncü olma, kendilerinin öncü olduklarını düşŸünen insanların hareketleri veya fikirleri, bir yolun kaplanması, bilinmeyen bölgeleri keşŸfetme, izcilik

trail

  1. Sürüklemek, arkası sıra yerde sürüklemek
  2. Izlemek
  3. Geriden izlemek, geri kalmak
  4. Ayakla çiğneyerek yol yapmak
  5. Sürünmek
  6. Sürüklenmek
  7. Iz bırakmak, peşinde bırakmak
  8. Bitki gibi yerde uzamak
  9. Izleyerek avlamak
  10. Iz

Türetilmiş Kelimeler (bis)

trailblazingtrailtrail blazertrail of bloodtrail offtrail ones coat
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın