Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > toy nedir, toy ne demek (toy nnd)

toy nedir, toy ne demek?

toy   US UK

  1. Gençliği sebebiyle görgüsüz ve beceriksiz olan, çaylak
    Örnek: Meslektaşlarım, kim bilir, beni ne kadar bilgisiz ve toy bulacaklardı? Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Ziyafet.
  3. Toygillerden, böcek ve tane ile beslenen, eti için avlanan, kızıl tüylü bir kuş (Otis tarda).
  4. Bk. büyüktoy kuşu
  5. Genç olduğu için deneyimsiz, beceriksiz.
  6. Ziyafet, yemekli eğlence.
  7. Göçebe kuşlardan kızıl tüylü, eti yenir bir kuş.
  8. (en) Plaything for children; a bawble.
  9. (en) Thing for amusement, but of no real value; an article of trade of little value; a trifle.
  10. (en) Wild fancy; an odd conceit; idle sport; folly; trifling opinion.
  11. (en) Amorous dalliance; play; sport; pastime.
  12. (en) An old story; a silly tale.
  13. (en) Headdress of linen or woolen, that hangs down over the shoulders, worn by old women of the lower classes; called also toy mutch.
  14. (en) To dally amorously; to trifle; to play.
  15. (en) Brash.
  16. (en) Callow.
  17. (en) Child.
  18. (en) Colt.
  19. (en) Fresh.
  20. (en) Green.
  21. (en) İngenuous.
  22. (en) Naive.
  23. (en) Novice.
  24. (en) Simple.
  25. (en) Tender.
  26. (en) Unsophisticated.
  27. (en) To treat foolishly.
  28. (en) Nonfunctional replica of something else ; 'a toy stove' manipulate manually or in one's mind or imagination; 'She played nervously with her wedding ring'; 'Don't fiddle with the screws'; 'He played with the idea of running for the Senate'.
  29. (en) İnexperienced or immature person.
  30. (en) Green horn.
  31. (en) İmmature.
  32. (en) İnapt.
  33. (en) İnept.
  34. (en) Jackaroo.
  35. (en) An artifact designed to be played with.
  36. (en) Nonfunctional replica of something else ; 'a toy stove'.
  37. (en) Copy that reproduces something in greatly reduced size.
  38. (en) Any of several breeds of very small dogs kept purely as pets.
  39. (en) Behave carelessly or indifferently; 'Play about with a young girl's affection'.
  40. (en) Manipulate manually or in one's mind or imagination; 'She played nervously with her wedding ring'; 'Don't fiddle with the screws'; 'He played with the idea of running for the Senate'.
  41. (en) Engage in an activity as if it were a game rather than take it seriously; 'They played games on their opponents'; 'play the stockmarket'; 'play with her feelings'; 'toy with an idea'.
  42. Oyuncak
  43. Oyuncak gibi ufak şey, önemsiz şey
  44. Eğlenmek, oynamak: oyuncak gibi, küçük, ufak
  45. Oynamak, önemsememek

sebebiyle (nedir ne demek)

  1. (en) Prep. for.

görgüsüz (nedir ne demek)

  1. Görgüsü olmayan
    Örnek: Mağazalar, görgüsüz yeni zenginlerin zevklerine uygun, yemek odası takımları ile doldurmuşlardır vitrinlerini. N. Cumalı
  2. (en) Barbarous.
  3. (en) Brutish.
  4. (en) İll- behaved.
  5. (en) Graceless.
  6. (en) İgnorant.
  7. (en) Provincial.
  8. (en) Uncouth.
  9. (en) İnexperienced.
  10. (en) Without manners.
  11. (en) İmpolite.
  12. (en) İll-Mannered.
  13. (en) İll-Bred.
  14. (en) Unmannerly.
  15. (en) Rude.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010