Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > toplantı nedir, toplantı ne demek, toplantıın anlamı, ingilizcesi (toplantı nnd)

toplantı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






toplantı

  1. Birden çok kimsenin türlü amaçlarla bir araya gelmesi, içtima
    Örnek: Komisyon toplantısı bitsin de görürsünüz. M. Ş. Esendal
  2. Bir gündem üzerinde görüşmek amacıyla ilgililerin katılmasıyla yapılan birleşim.
  3. Bir meclisin bir yıl içindeki birleşimlerinin tümü.
  4. Toplanma, bir araya gelme, kabarıklık oluşturma
    Örnek: Gür kaşları başlangıçlarında kıvrık toplantılar yaparak incele incele uçlarında büsbütün sivrilirdi. H. Z. Uşaklıgil
  5. içtimâ'.
  6. (en) Assembly. meeting. convention. gathering. assemblage. get-together. company. concourse. conference. congress. convocation. court. forum. function. parley. powwow. rally. seance. session.
  7. (en) Assembly. congress. convocation. gathering. meeting. parley. rally. reunion. session. social.
  8. (en) Gathering. meeting. assemblage. assembly. concourse. congregation. congress. convention. entertainment. parley. party. session.

birden (nedir ne demek)

  1. Bir defada.
  2. Ansızın
    Örnek: Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım. R. H. Karay
  3. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada
    Örnek: Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Çabucak.
  5. (en) İnstantaneous. suddenly. at a stroke. all of a sudden. at one heat. at once. per saltum. plump. pop. sharp. short. slap. slap-bang. snap.
  6. (en) Suddenly. at once. short. bang. all of a sudden. all at once ansızın. aniden. at a time. at the same time.
  7. (en) All of a sudden. suddenly. outright.

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
  4. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
  5. (en) Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük