Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tolere edilebilen en yüksek derişim nedir, tolere edilebilen en yüksek derişim ne demek (tolere edilebilen en yüksek derişim nnd)

tolere edilebilen en yüksek derişim nedir, tolere edilebilen en yüksek derişim ne demek?

tolere edilebilen en yüksek derişim

  1. (en) Maximum tolerable concentration.

en   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı.
  2. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret.
  3. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime
    Örnek: Avucumu yumduğum zaman ailemin en kuvvetli erkekleri bile parmaklarımı açamazlardı. R. N. Güntekin
  4. Bir filmin iki kenar arasında kalan, filmlerin çeşitlerine göre değişen ve filmlerin boylarını belirleyen uzunluğu.
  5. Erime noktasının kısaltılmış şekli.
  6. Hlk. Hayvanların kulaklarına vurulan damga.
  7. Bk. genişlik
  8. (en) Prefix signifying in or into, used in many English words, chiefly those borrowed from the French.
  9. (en) Some English words are written indifferently with en-or in-.
  10. (en) For ease of pronunciation it is commonly changed to em-before p, b, and m, as in employ, embody, emmew.
  11. (en) It is sometimes used to give a causal force, as in enable, enfeeble, to cause to be, or to make, able, or feeble; and sometimes merely gives an intensive force, as in enchasten.
  12. (en) See In-.
  13. (en) In some cases, such as children and brethren, it has been added to older plural forms.
  14. (en) Suffix signifying to make, to cause, used to form verbs from nouns and adjectives; as in strengthen, quicken, frighten.
  15. (en) An adjectival suffix, meaning made of; as in golden, leaden, wooden.
  16. (en) The termination of the past participle of many strong verbs; as, in broken, gotten, trodden.
  17. (en) Half an em, that is, half of the unit of space in measuring printed matter.
  18. (en) Half the width of an em.
  19. (en) Short form for en-quad, half the width of an em.
  20. (en) Measurement of linear space used by typographers; half the width of an em.
  21. (en) Fixed space equal to one-half the width of an em.
  22. (en) Unit of measurement equal to half of one em Also: en space, en quad, en rule, en leader.
  23. (en) Half an em.
  24. (en) One-half the width of an em.
  25. (en) End Node APPN end system that implements the PU 2 1, provides end-user services, and supports sessions between local and remote CPs ENs are not capable of routing traffic and rely on an adjacent NN for APPN services Compare with NN See also CP.
  26. (en) Unit of measurement equal to half of one em.
  27. (en) European Norms.
  28. (en) Measure of space equal to one-half of an em space in the same point size and typeface.
  29. (en) European Normes or standards, which are gradually harmonising with and superseding British Standards.
  30. (en) English Nature.
  31. (en) One-half of an em.
  32. (en) Melting point.
  33. (en) All-time.
  34. (en) Most.
  35. (en) The very.
  36. (en) Best.
  37. (en) Very.
  38. (en) Width.
  39. (en) Breadth.
  40. (en) Diameter.
  41. (en) Suffix from AS.
  42. (en) An, formerly used to form the plural of many nouns, as in ashen, eyen, oxen, all except oxen.
  43. (en) Suffix corresponding to AS.
  44. (en) -en and -on, formerly used to form the plural of verbs, as in housen, escapen.
  45. (en) This must not be confused with -en corresponding in Old English to the AS.
  46. (en) İnfinitive ending -an.
  47. (en) See Em.
  48. (en) An en is a typographers unit of measurement that is proportioned to the width of a capital letter 'N ' It will vary from font to font and will also vary with the point size of the font.
  49. (en) [in composition] one half of the width of an em.
  50. (en) European Norm.
  51. (en) The letter 'N' NU - a Greek letter XU - monetary unit of Vietnam.
  52. (en) Traversal after arrival, no traversal after traversal from an anchor of the same link.
  53. (al) Breite, Filmbreite
  54. (fr) Largeur
  55. (fr) P.f.
  56. Kelimeleri sıfat, fiil, isim yapan ek.
  57. E, içine (çok defa şiddet ifade eder).
  58. Harfi
  59. Matb
  60. Yarım kadrat (yazı)

genişlik (nedir ne demek)

  1. Geniş olma durumu
    Örnek: Omuzları ile kalçaları aynı genişlikte. S. F. Abasıyanık
  2. En, boy karşıtı.
  3. Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı ses tonlarının tümüme birden verilen ad.
  4. Almaçtaki resmin yatay uzunluğu.
  5. Bk. en
  6. (en) Width (of image), horizontal size.
  7. (en) Wideness.
  8. (en) Width.
  9. (en) Ease.
  10. (en) Extensiveness.
  11. (en) İmmensity.
  12. (en) Comfort.
  13. (en) Wealth.
  14. (en) Breadth.
  15. (en) Amplitude.
  16. (en) Spaciousness.
  17. (en) Roominess.
  18. (en) Largeness.
  19. (en) Openness.
  20. (en) Ampleness.
  21. (en) Expanse.
  22. (en) Expansion.
  23. (en) Extent.
  24. (en) Spread.
  25. (en) Vastness.
  26. (en) Latitude.
  27. (en) Profundity.
  28. (en) Range.
  29. (en) Scope.
  30. (al) Bildbreiten
  31. (fr) Étendu

yüksek (nedir ne demek)

  1. Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan
    Örnek: ... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı. Ö. Seyfettin
  2. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan
    Örnek: İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor. H. Taner
  3. Güçlü, etkili, şiddetli.
  4. Derece veya makamı bakımından üstün.
  5. Normal değerlerin üstünde olan, çok
    Örnek: Türk milletinin karakteri yüksektir. Atatürk
  6. Erdemli, faziletli.
  7. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan.
  8. Yukarıda, üst tarafta olan yer
    Örnek: Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu. M. Ş. Esendal
  9. (en) Elevated.
  10. (en) Exalted.
  11. (en) High.
  12. (en) Highrise.
  13. (en) Lofty.
  14. (en) Loud.
  15. (en) Spheric.
  16. (en) Stately.
  17. (en) Superior.
  18. (en) Tall.
  19. (en) Acro-.
  20. (en) Hyper-.
  21. (en) Above.
  22. (en) Over.
  23. (en) Dominant.
  24. (en) Eminent.
  25. (en) Grand.
  26. (en) Noble.
  27. (en) Precipitous.
  28. (en) Rarefied.
  29. (en) Great.
  30. (en) High- level.
  31. (en) Moor.

derişim (nedir ne demek)

  1. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı.
  2. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı.
  3. (en) Concentration.
  4. (al) Konzentration
  5. (fr) Concentration

maximum   US UK (nedir ne demek)

  1. (çoğ
  2. En yüksek, maksimum, azami, en fazla

tolerable   US UK (nedir ne demek)

  1. Dayanılabilir, çekilebilir, tahammülü mümkün, katlanılabilir
  2. Orta, ne iyi ne kotü, iyice
  3. Dili sıhhati oldukça iyi
  4. Hoşgörülebilir, dayanılır, katlanılır, çekilir, orta halli, iyice, biraz, kısmen

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015