|
tiyatro
-
Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer
Örnek:
Her tiyatronun holünde ille smokinli bir müdüre rastlayacaksınız. H. Taner
-
Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup
Örnek:
Tiyatro kuruldu, birinci temsilden sonra da kapandı. S. F. Abasıyanık
-
Oyun yazma sanatı
Örnek:
Ben o tarihte, kendimi az çok bir tiyatro yazarı addetmekteyim. H. F. Ozansoy
-
Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü
Örnek:
Eskiden tiyatro Osmanlıcaya ibret sözü ile çevrilmişti. F. R. Atay
-
Bk. gösteri evi
-
Theater. theatre. playhouse. play.
-
Playhouse. showman. stage. theatre. theater. drama. play.
-
Drama. house. playhouse. stage.
-
Dramatik oyunların çalışıldığı, kotarıldığı ve oynandığı yapı.
-
theatre
-
théâtre
-
Sahnede oynanmak için yazılmış oyun.
-
Acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu veya televizyon filmi.
-
Tiyatro edebiyatı.
-
Acıklı olay
Örnek:
İhtiyarın ve umumiyetle insanın dramı nedir, bilir misiniz? B. Felek
-
Tiyatrodaki geleneksel ağlatının, zamanın gelişmesine ve sinema ile televizyonun özelliklerine uygun olarak gösterdiği evrimle oluşan tür. Kahramanlar, ağlatının kapalı, dar, dış dünyayla ilişkisiz çevresinde yaşamaktan çıkıp, belli bir çevrenin, belli bir çağın somut koşulları içinde yer alırlar; günlük yaşamın içindedirler; durumları, davranışları bu yaşamın koşullarıyla belirlenir.dram kahramanlarının belirli bir toplumsal durumu, bu durumdan ileri gelen davranışları vardır.dramatik yapı, duygulardan, tutkulardan çok, kahramanın içinde yaşadığı toplumsal koşulların etkisiyle kurulur.dramda da kahraman, olağandışı bir durumla karşı karşıyadır. Toplumsal yapısının, bilincinin, kendini çevreleyen koşulların elverdiği ölçüde bu olağandışı durumun üstesinden gelmeye çalışır. Kahraman ile onu çevreleyen koşullar arasında bir güç denemesi, çetin bir sınav ortaya çıkar.dram kahramanı bu sınavla kendi kendini daha iyi tanır, güçlü ya da zayıf yönlerini öğrenir, elindeyse zayıf yönlerini güçlendirmeye çalışır.dramın amacı, ortaya böyle olağandışı bir durum koyup, kahramanı bu durumla karşı karşıya getirmek, bu sınavı anlatmak, bunun sonunda kahramanın hangi noktaya, nasıl ve neden geldiğini açıklamaktır.
-
dram
-
drama.
-
A weight; in Apothecaries' weight, one eighth part of an ounce, or sixty grains; in Avoirdupois weight, one sixteenth part of an ounce, or 27.34375 grains.
-
A minute quantity; a mite.
-
As much spirituous liquor as is usually drunk at once; as, a dram of brandy; hence, a potation or potion; as, a dram of poison.
-
A Persian daric.
-
To drink drams; to ply with drams. the basic unit of money in Armenia 1/16 ounce or 1.771 grams a unit of apothecary weight equal to an eighth of an ounce or to 60 grains.
-
Drama. tragic event.
-
A unit of apothecary weight equal to an eighth of an ounce or to 60 grains. 1/16 ounce or 1 771 grams. the basic unit of money in Armenia.
-
Dynamic Random Access Memory.
-
Dynamic Random Access Memory Most common RAM for PC.
-
Dynamic random access memory A type of memory component used to store information in a computer system 'Dynamic' means the DRAMs need a constant 'refresh' to keep the stored information.
-
Dynamic Random Access Memory: a type of memory used in most personal computers.
-
Dynamic Random Access Memory. A type of semiconductor random access memory that stores information in integrated circuits that contain capacitors Because capacitors lose their charge over time, the dynamic RAM must be periodically 'refreshed' or recharged Contrast with SRAM See also VRAM.
-
Dynamic RAM RAM is random access memory.
-
Dynamic Randon Access Memory The most common type of RAM chips used on DIMMs and SIMMs. A type of memory that is lost when the power is turned off.
-
Dynamic Random Access Memory Function is controlled by signal timing relationships Commonly designed in as a fast-page mode option. DRAM is the most common type of memory and is 'dynamic' because in order for the memory chip to retain data, it must be refreshed constantly If the cell is not refreshed, the data is lost DRAM temporarily stores data in a cell composed of a capacitor and a transistor Each cell contains a specified number of bits These cells are accessed by row addresses and column addresses.
-
Dynamic Random Access Memory: a cheap and compact form of RAM which needs to be periodically refreshed in order to retain its contents. dynamic random-access memory RAM that stores information in capacitors that must be periodically refreshed Delays can occur because DRAMs are inaccessible to the processor when refreshing their contents However, DRAMs are less complex and have greater capacity than SRAMs See also SRAM. This is the type of memory that is most widely used in PCs DRAM must be continually refreshed or it will lose its state , making it slower than SRAM. - The most common form of RAM DRAM can hold data for only a short time To retain data, DRAM must be refreshed periodically If the cell is not refreshed, the data disappear.
-
Dynamic RAM.
-
Dynamic Random Access Memory Dynamic RAM is the most common type of electronic memory used in computers today Memory amount and type have a significant effect on applications performance.
-
Dynamic memory, or dynamic RAM , is a type of RAM.
-
drama
-
drame
-
Dirhem, dört gram; yudum, bir yudumluk içki
-
Güldürü.
-
Yalan ve yapmacık söz veya davranış.
-
Gülmeye sebep olan olay veya olaylar.
-
Bk. güldürü
-
Comic. comedy. comic.
-
Comedy. comic. mockery. scream.
-
comedy.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|