|
there
-
orada
-
oraya
-
O noktada, o derecede
-
O hususta
-
O yer
-
Ünlem İşte ! Alsana ! Gördün mü? (Bu kelime be fiilinden önce gelince varlık belirtir ve özne fiilden sonra gelir: There is still time
-
şuradaki
-
Gördün mü!, işte!
-
Sözü edilen yerde, bulunduğu yerde
Örnek:
Orada okuduğunu belli etmeyi de pek severdi. S. F. Abasıyanık
-
There. thereat. therein. yon. yonder.
-
There. yonder. in that place.
-
There. therein.
-
O yer
Örnek:
Bizimkiler ora senin, bura benim derken bir ulu dağın başına geldiler. Y. Kemal
-
Kıyı, kenar, çizgi, sınır.Dgr.: anat. ora
-
That place.
-
A money of account among the Anglo-Saxons, valued, in the Domesday Book, at twenty pence sterling.
-
Uw Office of Regional Affairs.
-
Ucla Office of Research Administration.
-
Fda'S Office of Regulatory Affairs.
-
Office of Regulatory Affairs; Branch of FDA which is responsible for district offices and therefore also controls the inspections of manufacturers.
-
Parameter file.
-
An ORA is an assessment of a customer system provided by Oracle Consulting.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|