|
tesir kesiti
etkin kesit (nedir)
-
Bir öğeciğin gelen bir temel parçacık demetine gösterdiği etkin yüzey; bu yüzey, parçacıklar ile öğecik arasındaki etkileşimin ölçüsüdür.
-
Bir öğeciğin gelen bir temel parçacık demetine gösterdiği etkin yüzey; bu yüzey, parçacıklar ile öğecik arasındaki etkileşimin ölçüsüdür.
-
Cross section
-
Wirkungsquerschnitt
-
Section efficace
-
Etki
Örnek:
Orta malı bayağı birinin tesiri altında... R. H. Karay
-
Bk. etki
-
Effect. influence. impression. efficacy. sway. impress.
-
Influence. effect. action. impact. importance. impression. imprint. impulse. power. sway.
-
Bir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey.
-
Bir toplumun bölümü, kesim.
-
Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç.
-
Bir cisim düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta.
-
Mikroskopta incelemek üzere hazırlanmış ince doku tabakaları.
-
Cutaway. section. profile. crossing. edge.
-
Section. cross-section.
-
Cross section.
-
Section
-
Section
-
Hareketli, işleyen, çalışan, etkili, faal, aktif.
-
Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı.
-
Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).
-
Tepkileşimlerdeetkinliği önde gelen.
-
1- Eylemde bulunan. 2- Etki yapan. Karşıtı bk. edilgin
-
Active. effective. forceful. operative. prepotent. ascendant. ascendent. effectual. hard-core. real.
-
Forceful. operative. active. effective aktif.
-
Active. effective.
-
Active
-
Aktiv, wirksam
-
Actif
-
Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir
Örnek:
Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor. H. Taner
-
Bir etken veya bir sebebin sonucu.
-
Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim
Örnek:
Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu. T. Buğra
-
Birtakım sonuçlar, tepkiler, olaylar ya da görüngüler ortaya çıkaran neden.
-
-> Nedenin bağlılaşık kavramı. 1- Nedensellik bağlantısı içinde: a. Bir nedenin sonucu olarak düşünülen olay. b. Bir nedenin doğurduğu gerçek olay. 2- Bir şeyin verdiği izlenim. (Ör.etki yapmak, iyi biretki yapmak.)
-
Effect. influence. action. efficacy. efficiency. effectiveness. forcefulness. reflection. reflexion. bearing. clout. drag. drift. force. hold. impact. impress. impression. imprint. incidence. interest. jolt. leaven. penetration. point. potency. pull.
-
Action. effect. force. impression. influence. mark. power. pull. punch. ring. sound. stress. impact. clout.
-
Effect. impression. influence. result. action. efficacy. impact. importance. imprint. operation. potency. power. prestige. sequence. sway. sympathy. virtue. weight.
-
Effect
-
Effekt, Wirkung
-
Effet
-
Effectus
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|