Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > ters akan koyak nedir, ters akan koyak ne demek, ters akan koyağın anlamı, ingilizcesi (ters akan koyak nnd)

ters akan koyak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








ters akan koyak

  1. Suları, uyumlu koyağın ters yönünde akan koyak.
  2. (en) Obsequent valley
  3. (al) Obsequentes Tal
  4. (fr) Vallée obséguente

ters (nedir)

  1. Gerekli olan duruma karşıt, zıt.
  2. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası
    Örnek: Elinin tersiyle küçük bir tokat vurmuştu. Ç. Altan
  3. Kesici bir aletin kesmeyen yanı
    Örnek: Kollarına bıçağın tersiyle birkaç tane vurmuşlar. M. Ş. Esendal
  4. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz
    Örnek: Ters sözlerinle, fazilet iddialarınla beni hırpalama. H. C. Yalçın
  5. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert
    Örnek: Ters adamın işi de ters gider. M. Ş. Esendal
  6. Bir şeyin aksi, karşıtı.
  7. Hayvan pisliği.
  8. (en) Reverse. inverted. inverse. upside-down. backward. adverse. wrong. opposite. opposing. bad-tempered. cranky. grumpy. unfavorable. unfavourable. acrimonious. agley. amiss. awkward. awry. bloody-minded. churlish. contradictory. contrary. converse. coun.
  9. (en) Reverse. inverted. inverse. upside-down. backward. adverse. wrong. opposite. opposing. bad-tempered. cranky. grumpy. unfavorable. unfavourable. acrimonious. agley. amiss. awkward. awry. bloody-minded. churlish. contradictory. contrary. converse. coun. alien. brusque. cross. crusty. droppings. forbidding. fretful. moody. over. perverse. sour. surly. tart. ugly. untoward. upside down.
  10. (en) Inverse. reverse. converse. reverse of sth. back of sth. opposite or other side. edge. or end. inverse or opposite of sth. blunt edge. abrupt. acerbic. adverse. amiss. anti. awry. bloody minded. brusque. churlish. contrary. counter. crabbed.

ter (nedir)

  1. Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı
    Örnek: O kadar sırsıklam ter içinde idi ki cesaret edemedi. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. (en) Lather
  3. (en) Perspiratory. sudoriferous. sweat. perspiration. sudation. transpiration.
  4. (en) Excreta. perspiration. sweat.
  5. (en) A combining form from L. ter signifying three times, thrice.
  6. (en) See Tri-, 2.
  7. (en) Perspiration. sweat. condensation. moisture gathered in drops on the surface of an object.
  8. (en) Triple Ejector Rack.
  9. (en) ITU terminology indicating a second enhancement to an existing communications recommendation Derived from the French and Latin word for 'third' For example, 'V 27 ter' is the second enhancement to V 27.
  10. (en) Tertiary Entrance Rank. tax-equivalent regime. similar to 'bis' Means new, improved and revised.

akan (nedir)

  1. 1. Bir yerden bir yere doğru akan, giden. 2. Çeşme, pınar.
  2. (en) [Akan] adj. flowing, running, runny, effusive

koyak (nedir)

  1. İki dağın arasında kalan büyük çukur, vadi
    Örnek: Bir koyağa girip küçük bir çalılığa saklandılar. Y. Kemal
  2. Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk.
  3. Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur
    Örnek: Yaylasını koyak koyak gezerim. Halk türküsü
  4. İçinde akarsu yataklarının bulunduğu, üç yanından kapalı, ancak ağız yanı açık, tabanı, yamaçlarıyla yerine ve eskiliğine göre türlü biçimleri olan dar, uzun yüzey.
  5. Vadi, dere. 2. Dağlar ve kayalıklar üzerindeki doğal çukurlar. 3. Dağ üzerinde otu bol olan, bitek, çukur yer. 4. Etkili, dokunaklı.
  6. (en) Valley
  7. (fr) Vallée

su (nedir)

  1. Yaşam kaynağı.
    Örnek: Dere suyu tekmil çamur. Halk kuyu suyu içmek mecburiyetinde... R. N. Güntekin
  2. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu
  3. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı.
  4. Bazı kokulu yaprak veya çiçekler imbikten çekilerek elde edilen kokulu sıvı.
  5. Yemeğin sulu bölümü
    Örnek: Belki de iki bardak turşu suyu içecek. S. F. Abasıyanık
  6. Hidrojenle oksijenden oluşan, oda sıcaklığında sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab.
  7. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik.
  8. Sutaşı.
  9. Bkz. çay.
  10. Sağ, salim.
  11. Canlıların yaşamında önemli bir yeri olan rengi, tadı, kokusu olmayan sıvı.
  12. (en) Water. aquatic. aqueous. water. aqua. juice. bourne. bourn. hydric oxide. adam's ale. hydro-.
  13. (en) Water. aquatic. aqueous. aqua. juice. bourne. bourn. hydric oxide. adam's ale. hydro-. head. impervious.
  14. (en) Water. public utilities. public utility services. utility stock. tons deadweight. adam's wine.
  15. (en) Sites in the ex-Soviet Union. switch user.
  16. (en) Status uncertain, often because of low search effort or cryptic nature of the element.
  17. (en) The 3-dimensional Lie group of 2 x 2 unitary matrices; the most common Lie group in mathematics and physics after the circle. the building letter code for the Surge Research Building, 90 Medical Center Way, San Francisco. A UNIX utility for temporarily switching users during a session Requires a password.
  18. (en) Special Unitary group of n x n matrices. Companies in the economic censuses in which the establishment and the company are one and the same See also MU.
  19. (en) Service User The end user at the customer premises.
  20. (en) Abbreviated form of Skinner Union, supplier of carburettors on six-cylinder Land-Rovers.
  21. (en) Signals Unit.
  22. (en) Subscriber Unit. abbr Signaling Unit.
  23. (en) FFEL Stafford Unsubsidized.
  24. (en) A command that substitutes another user's login for that of the user who invoked the command, logging in the invoking user under the substituted login The invoking user must know the login password for the user whose login is being substituted If no other user's login is specified, the command substitutes the root login.
  25. (en) Service Unit.

uyumlu (nedir)

  1. Uyumu olan, ahenkli, mevzun
    Örnek: Kadından anladığı, uyumlu arkadaşlık, çıtkırıldım olmamak, güzel, alımlı olmaktı. N. Cumalı
  2. Çevresine karşı kendisi ve toplum için yararlı olacak biçimde tepki yapabilme yeterliği olan ya da bu yeterliği eyleme dönüştüren (kişi).
  3. (en) Harmonious. harmonic. concordant. well-matched. deferent. symphonious. rhythmic. melodious. accommodating. canorous. coherent. compatible. conformable. congenial. congruent. congruous. consentient. consequent. consonant. deferential. elastic. respons.
  4. (en) Amenable. matching. melodic. melodious. musical. harmonious. concordant. compatible. adaptable. well-adjusted.
  5. (en) Compatible.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)