Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ters açılar nedir, ters açılar ne demek (ters açılar nnd)

ters açılar nedir, ters açılar ne demek?

ters açılar

  1. Kıyılan birbirinin uzantısı olan iki açı.
  2. (en) Opposite angles.
  3. (fr) Angles opposés par le sommet
  4. (la) Oppositus

ters (nedir ne demek)

  1. Gerekli olan duruma karşıt, zıt.
  2. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası
    Örnek: Elinin tersiyle küçük bir tokat vurmuştu. Ç. Altan
  3. Kesici bir aletin kesmeyen yanı
    Örnek: Kollarına bıçağın tersiyle birkaç tane vurmuşlar. M. Ş. Esendal
  4. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz
    Örnek: Ters sözlerinle, fazilet iddialarınla beni hırpalama. H. C. Yalçın
  5. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert
    Örnek: Ters adamın işi de ters gider. M. Ş. Esendal
  6. Bir şeyin aksi, karşıtı.
  7. Hayvan pisliği.
  8. (en) Reverse.
  9. (en) İnverted.
  10. (en) İnverse.
  11. (en) Upside-Down.
  12. (en) Backward.
  13. (en) Adverse.
  14. (en) Wrong.
  15. (en) Opposite.
  16. (en) Opposing.
  17. (en) Bad-Tempered.
  18. (en) Cranky.
  19. (en) Grumpy.
  20. (en) Unfavorable.
  21. (en) Unfavourable.
  22. (en) Acrimonious.
  23. (en) Agley.
  24. (en) Amiss.
  25. (en) Awkward.
  26. (en) Awry.
  27. (en) Bloody-Minded.
  28. (en) Churlish.
  29. (en) Contradictory.
  30. (en) Contrary.
  31. (en) Converse.
  32. (en) Coun.
  33. (en) Alien.
  34. (en) Brusque.
  35. (en) Cross.
  36. (en) Crusty.
  37. (en) Droppings.
  38. (en) Forbidding.
  39. (en) Fretful.
  40. (en) Moody.
  41. (en) Over.
  42. (en) Perverse.
  43. (en) Sour.
  44. (en) Surly.
  45. (en) Tart.
  46. (en) Ugly.
  47. (en) Untoward.
  48. (en) Upside down.
  49. (en) Reverse of sth.
  50. (en) Back of sth.
  51. (en) Opposite or other side.
  52. (en) Edge.
  53. (en) Or end.
  54. (en) İnverse or opposite of sth.
  55. (en) Blunt edge.
  56. (en) Abrupt.
  57. (en) Acerbic.
  58. (en) Anti.
  59. (en) Bloody minded.
  60. (en) Counter.
  61. (en) Crabbed.

ter (nedir ne demek)

  1. Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı
    Örnek: O kadar sırsıklam ter içinde idi ki cesaret edemedi. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. (en) See Tri-,.
  3. (en) Triple Ejector Rack.
  4. (en) Itu terminology indicating a second enhancement to an existing communications recommendation Derived from the French and Latin word for 'third' For example, 'V 27 ter' is the second enhancement to V 27.
  5. (en) Lather.
  6. (en) Perspiratory.
  7. (en) Sudoriferous.
  8. (en) Sweat.
  9. (en) Perspiration.
  10. (en) Sudation.
  11. (en) Transpiration.
  12. (en) Excreta.
  13. (en) Combining form from.
  14. (en) Ter signifying three times, thrice.
  15. (en) Condensation.
  16. (en) Moisture gathered in drops on the surface of an object.
  17. (en) Tertiary Entrance Rank.
  18. (en) Tax-Equivalent regime.
  19. (en) Similar to 'bis' Means new, improved and revised.

açı (nedir ne demek)

  1. Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarı doğru arasındaki açıklık.
  2. Görüş, bakım, yön, anlayış biçimi
    Örnek: Bu röportajların özellikleri açı tazeliği, sunuş özelliği ve kıvrak mizahı idi. H. Taner
  3. Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim, zaviye.
  4. Ortak bir noktadan (köşe) çıkan iki yarıdoğrunun (kıyı) oluşturduğu uzambiçim.
  5. Ortak bir noktadan çıkan iki yarıdoğrudan birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği.
  6. Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemin oluşturduğu uzambiçim.
  7. Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemden birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği.
  8. (en) Angle.
  9. (fr) Angle
  10. (la) Angülus

birbiri (nedir ne demek)

  1. Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu
  2. Biri diğerinin yanı sıra.
  3. (en) One another.
  4. (en) Each other.

uzantı (nedir ne demek)

  1. Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm.
  2. Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen, ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası
    Örnek: Bu mutluluğu uzatmak, onun uzantısı ile kanınıza dolan sıcaklığı uzun süre muhafaza etmek istiyorsunuz. H. Taner
  3. Bir dosyanın adının sonuna eklenen ve dosyanın hangi kategoriye ait olduğunu bildiren ek.
  4. (en) Extending part.
  5. (en) Extremities.
  6. (en) Extension.
  7. (en) Offset.
  8. (en) Appendage.
  9. (en) Bill.
  10. (en) Scape.
  11. (en) Stipe.
  12. (en) Tongue.
  13. (en) Prolongation.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011