Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > temlik etmek nedir, temlik etmek ne demek (temlik etmek nnd)

temlik etmek nedir, temlik etmek ne demek?

temlik etmek

  1. Bir malı bir kimseye mülk olarak vermek.
  2. (en) To put into the possession of.
  3. (en) To convey away.
  4. (en) To alienate (a property or right.
  5. (en) To transfer (a property.

temlik (nedir ne demek)

  1. Mülk olarak verme.
  2. Bir hakkın diğer bir kimseye geçirilmesi.
  3. (en) Conveyancing.
  4. (en) Alienation.
  5. (en) Assignment.
  6. (en) Transferral (of a property or right.
  7. (en) Conveyance (of a property.
  8. (en) To assign.
  9. (en) Abalienation.
  10. (en) Alienor.
  11. (en) Assignation.
  12. (en) Cession.
  13. (en) Conveyance.
  14. (en) Making over.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

mal (nedir ne demek)

  1. Bir kimsenin, bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan, taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünü
    Örnek: Mal vardı, mülk vardı. At vardı, araba vardı. Ö. Seyfettin
  2. Büyükbaş hayvan
    Örnek: Boz atlar yağız değildi, artık; mallar erimiş, zayıflamıştı. N. Araz
  3. Alınıp satılabilen her türlü ticaret eşyası, tüccar malı, emtia.
  4. Bayağı, aşağılık, kötü kimse
    Örnek: İyi bir mal olsa buraya gönderirler miydi? R. H. Karay
  5. Esrar.
  6. Orospu.
  7. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne.
  8. (en) Goods.
  9. (en) Effects.
  10. (en) Livestock.
  11. (en) Wares.
  12. (en) Prefix in composition denoting ill, or evil, male, ad, fr.
  13. (en) Chattel.
  14. (en) Riches.
  15. (en) In some words it has the form male-, as in malediction, malevolent.
  16. (en) See Malice.
  17. (en) Skydiver talk for Malfunction.
  18. (en) Prefix, bad, abnormal.
  19. (en) Niii: duty, obligation; obliged.
  20. (en) Malfunction.
  21. (en) William W Malandra, Introduction to Ancient Iranian Religion.
  22. (en) Minimum Analytical Limit.
  23. (en) Merchandise.
  24. (en) Property.
  25. (en) Possessions.
  26. (en) Holding.
  27. (en) Asset.
  28. (en) Chose.
  29. (en) Commodity.
  30. (en) Hereditament.
  31. (en) Ware.
  32. (en) Malus, bad, ill.
  33. (en) Wealth.
  34. (en) Possession.
  35. (en) Estate assets.
  36. (en) Scoundrel.
  37. (en) Bastard.
  38. (en) Piece article.
  39. (en) Manufactures.
  40. (en) Supplies.
  41. (en) Consignment.
  42. (en) Produce.
  43. (en) Farm stock.
  44. (en) Capital.
  45. (en) Goods and chatt.

mülk (nedir ne demek)

  1. Ev, dükkân, arazi vb. taşınmaz mal.
  2. Vakıf olmayıp doğrudan doğruya birinin malı olan yer veya yapı.
  3. Devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke.
  4. Özgülük.
  5. Bk. durağan değer
  6. Bk. yurtluk
  7. Bk. özelge
  8. (en) Real property.
  9. (en) Territory.
  10. (en) Building estate.
  11. (en) Real estate.
  12. (en) Possessions.
  13. (en) Property.
  14. (en) Possession.
  15. (en) Premises.
  16. (en) Estate.
  17. (en) Asset.
  18. (en) Condo.
  19. (en) Demesne.
  20. (en) Domain.
  21. (en) Freehold.
  22. (en) Hereditament.
  23. (en) Landed property.
  24. (en) Tenement.
  25. (en) Country estate.
  26. (en) Freehold property.
  27. (en) Holding of land.
  28. (en) İndividual property.
  29. (en) Landed estate.
  30. (en) Mackallow.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009