Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > temerküz etmek nedir, temerküz etmek ne demek (temerküz etmek nnd)

temerküz etmek nedir, temerküz etmek ne demek?

temerküz etmek

  1. Bir noktada toplanmak, derişmek.

temerküz (nedir ne demek)

  1. Bir yerde toplanma.
  2. Bk. toplanım
  3. (en) Concentration.
  4. (en) Centering.
  5. (en) Being centered.
  6. (en) Gathering in.
  7. (en) Coalition.
  8. (en) Being concentrated.

toplanım (nedir ne demek)

  1. İnsanların ve uygulayım ürünlerinin, insanın ve doğanın temel gereksinmelerin karşılanmasına elverişli koşulları yaratmış olduğu yerlerde toplanması süreci.
  2. (en) Concentration.
  3. (fr) Concentration

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

nokta (nedir ne demek)

  1. Çok küçük boyutlarda işaret, benek.
  2. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret.
  3. Yer
    Örnek: Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık. A. Haşim
  4. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm
    Örnek: Genç adam, o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi. Y. K. Karaosmanoğlu
  5. Nöbetçi bulunan yer.
  6. Nöbetçi, gözcü, bekçi
    Örnek: O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz. Ö. Seyfettin
  7. Sınır, derece, radde.
  8. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.).
  9. Uzambilgisinde tanımsız öğelerden biri.
  10. Belirli bir uzayın koyutlarını gerçekleyen öğelerden her biri.
  11. Papil hatları arasında diğer papillerden bağımsız olarak bulunan nokta şeklindeki parmak izi karakteristiği.
  12. Yeri olan fakat büyüklüğü olamayan bir şey.
  13. Bk. dönem
  14. (en) Respect.
  15. (en) Vertex.
  16. (en) Place.
  17. (en) İtem.
  18. (en) Pause.
  19. (en) Pitch.
  20. (en) Pinpoint.
  21. (en) Point.
  22. (en) Spot.
  23. (en) Speck.
  24. (en) Full stop.
  25. (en) Stop.
  26. (en) Full point.
  27. (en) Post.
  28. (en) Fleck.
  29. (en) Macula.
  30. (en) Particular.
  31. (en) Period.
  32. (en) Speckle.
  33. (en) Tittle.
  34. (en) Subject.
  35. (en) Military post.
  36. (en) Police post.
  37. (en) İsolated sentry.
  38. (en) Taint.
  39. (fr) Point
  40. (la) Punctum

toplanmak (nedir ne demek)

  1. Toplama işine konu olmak.
  2. Toplantı yapmak.
  3. Kendine çekidüzen vermek.
  4. Şişmanlamak
  5. (en) Get together.
  6. (en) Club together.
  7. (en) Aggregate.
  8. (en) Concentrate.
  9. (en) Huddle.
  10. (en) Muster.
  11. (en) Polarize.
  12. (en) Press.
  13. (en) To be amassed.
  14. (en) To be accumulated.
  15. (en) To be harvested.
  16. (en) To be tidied up.
  17. (en) To be picked up.
  18. (en) To shape up.
  19. (en) Band together.
  20. (en) Club.
  21. (en) Meet.
  22. (en) Group.
  23. (en) Keep together.
  24. (en) Accumulate.
  25. (en) Agglomerate.
  26. (en) Assemble.
  27. (en) Build.
  28. (en) Bunch.
  29. (en) Cluster.
  30. (en) Collect.
  31. (en) Combine.
  32. (en) Congregate.
  33. (en) Convene.
  34. (en) Meet in council.
  35. (en) Crowd.
  36. (en) Drift.
  37. (en) Flock.
  38. (en) Forgather.
  39. (en) Gather.
  40. (en) Herd.
  41. (en) Horde.
  42. (en) Reunite.
  43. (en) To be collected.
  44. (en) To be gathered.
  45. (en) To be added.
  46. (en) To be picked.
  47. (en) To gather.
  48. (en) To come together.
  49. (en) To congregate.
  50. (en) To assemble.
  51. (en) To crowd.
  52. (en) To meet.
  53. (en) To get together.
  54. (en) To adopt a better attitude.
  55. (en) To put on weight.
  56. (en) To gain weight.
  57. (en) Centre.
  58. (en) Club toge.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010