|
temelli yazar
-
Belirli bir aylık karşılığında bir tiyatroya yılda belli sayıda yapıt yazmayı ve başka yazarların o tiyatroya sunacağı yapıtları uyarlamayı yüklenen yazar.
-
Herhangi bir nitelikte temeli olan.
-
Geçici olmayan, sürekli, kalıcı, devamlı, daimî
Örnek:
Sermet Muhtar, Akşam gazetesinin temelli imzalarından biri oldu. Y. Z. Ortaç
-
Büsbütün, tamamen.
-
(te'melli) Sürekli olarak.
-
1. Temeli olan 2. Geçici ve eğreti olmayıp sonuna kadar sürecek olan.
-
Having a foundation. true. well-founded. permanent. permanently. fundamental. for good. for good and all.
-
Which has a foundation. permanent. old. application for life. for good.
-
Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü
Örnek:
Evin temelleri sökülüyor gibi sarsılıyor. H. E. Adıvar
-
Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur.
-
En önemli, belli başlı, ana, esas, asıl, baz
-
Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler
Örnek:
Temelde sıradan bir Fransız vodviline dayanırdı oynadıkları oyun. N. Cumalı
-
1- (Genel anlamda) Bir şeyin üzerindetemellendiği, kurulduğu şey (bir evintemeli, bir kurumuntemeli vb.). 2- Tinsel nitelikte bir şeyin varsaydığı ve kendisine dayandığı ilke. (Ma tematiğintemeli, hukukuntemeli, eğitimintemeli, ahlâkıntemeli vb. Ahlâkıntemeli, bir ahlâk öğretisinde, ahlaksal doğruların kendisinden çıkarıldığı ilkedir; (ör. Epikuros'un ahlâk felsefesinde bu ilke haz'dır). 3- Bütün bir bilgiler bağlamının kendisinden çıkarılabildiği en genel ve en yalın önerme; en genel önermelerden ve en genel düşüncelerden kurulmuş bir dizge. (Ör. Tümevarımıntemeli, kendisinden biçimsel olarak olaylardan yasalara geçme hakkının çıkarılabileceği bir ilkedir.)
-
1. Bir şeyin gelişimi için ilk ögeler. 2. En önemli, belli başlı, ana, esas. 3. Dayanıklı. 4. Bir yapının sağlam dayanak buluncaya kadar toprak içinde aşağıya doğru uzatılan dip duvarları.
-
Basic. bread-and-butter. fundamental. primary. principal. underlying. elementary. basal. abecederian. constitutive. elemental. guiding. parent. rudimental. rudimentary. staple. working. foundation. base. basis. footing. ground. groundwork. root. back.
-
Base. basic. basis. bed. central. cornerstone. elementary. essential. footing. foundation. fundamental. ground. grounding. groundwork. keynote. leading. main. precept. primary. principal. rationale. rudimentary. rudiments. chief.
-
Basic. basis. foundation. basic principle. origin. basic fundamental. principal. chief. main. most important. footing. foot. ground work. ground. support. basement. bedding. base. bottom. essence. fabric. grounding. groundwork. leading. master. pedestal.
-
Foundation
-
Fondement
-
Fundamentum
-
Yazma özelliği olan şey.
-
Bilim, edebiyat, sanat alanında kitap yazan kimse, müellif.
-
Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse, muharrir.
-
1. Sinemanın herhangi bir dalında (oyunluk, eleştiri, tarih, vb.)yazarlık yapan kimse; sinemayazarı. TV
-
Televizyonun herhangi bir dalında (oyunluk, eleştiri, tarih, vb.)yazarlık yapan kimse; televizyonyazarı.
-
Bir kitabın yazılmasından ya da derlenmesinden sorumlu olan özel ya da tüzel kişi.
-
Yazın, bilim ya da sanat alanında yapıt veren kimse.
-
1. author (of cinema), writer (of cinema), 2. author (of television), writer (of television)
-
Author. composer. contributor. man of letters. novelist. penman. writer.
-
Author. composer. contributor. man of letters. novelist. penman. writer. contemporary. pen.
-
Author. writer. entourage. penman. quill driver.
-
Author
-
1. Autor, Urheber, Verfasser, Filmschriftsteller, 2. Autor, Urheber, Verfasser, Fernsehschriftsteller
-
1. auteur (de cinéma), 2. auteur (de télévision)
-
Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen
Örnek:
Öteki arkadaşımız da belirli saatte nöbetinin başında olacaktı. E. Bener
-
Specific. certain. particular. stated. clear. definite. definitive. determinate. precise. set.
-
Certain. definite. given. particular. set. specific. determined.
-
Specific. determined. designated. definite. determinate. fixed. given. particular. stated. very.
-
[belirmek] v. appear, become clear; dawn
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|