Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > temelli olarak nedir, temelli olarak ne demek, temelli olarağın anlamı, ingilizcesi (temelli olarak nnd)

temelli olarak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








temelli olarak

  1. (en) Permanently, for good, for good and all, for keeps

temelli (nedir)

  1. Herhangi bir nitelikte temeli olan.
  2. Geçici olmayan, sürekli, kalıcı, devamlı, daimî
    Örnek: Sermet Muhtar, Akşam gazetesinin temelli imzalarından biri oldu. Y. Z. Ortaç
  3. Büsbütün, tamamen.
  4. (te'melli) Sürekli olarak.
  5. 1. Temeli olan 2. Geçici ve eğreti olmayıp sonuna kadar sürecek olan.
  6. (en) Having a foundation. true. well-founded. permanent. permanently. fundamental. for good. for good and all.
  7. (en) Which has a foundation. permanent. old. application for life. for good.

temel (nedir)

  1. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü
    Örnek: Evin temelleri sökülüyor gibi sarsılıyor. H. E. Adıvar
  2. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur.
  3. En önemli, belli başlı, ana, esas, asıl, baz
  4. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler
    Örnek: Temelde sıradan bir Fransız vodviline dayanırdı oynadıkları oyun. N. Cumalı
  5. 1- (Genel anlamda) Bir şeyin üzerindetemellendiği, kurulduğu şey (bir evintemeli, bir kurumuntemeli vb.). 2- Tinsel nitelikte bir şeyin varsaydığı ve kendisine dayandığı ilke. (Ma tematiğintemeli, hukukuntemeli, eğitimintemeli, ahlâkıntemeli vb. Ahlâkıntemeli, bir ahlâk öğretisinde, ahlaksal doğruların kendisinden çıkarıldığı ilkedir; (ör. Epikuros'un ahlâk felsefesinde bu ilke haz'dır). 3- Bütün bir bilgiler bağlamının kendisinden çıkarılabildiği en genel ve en yalın önerme; en genel önermelerden ve en genel düşüncelerden kurulmuş bir dizge. (Ör. Tümevarımıntemeli, kendisinden biçimsel olarak olaylardan yasalara geçme hakkının çıkarılabileceği bir ilkedir.)
  6. 1. Bir şeyin gelişimi için ilk ögeler. 2. En önemli, belli başlı, ana, esas. 3. Dayanıklı. 4. Bir yapının sağlam dayanak buluncaya kadar toprak içinde aşağıya doğru uzatılan dip duvarları.
  7. (en) Basic. bread-and-butter. fundamental. primary. principal. underlying. elementary. basal. abecederian. constitutive. elemental. guiding. parent. rudimental. rudimentary. staple. working. foundation. base. basis. footing. ground. groundwork. root. back.
  8. (en) Base. basic. basis. bed. central. cornerstone. elementary. essential. footing. foundation. fundamental. ground. grounding. groundwork. keynote. leading. main. precept. primary. principal. rationale. rudimentary. rudiments. chief.
  9. (en) Basic. basis. foundation. basic principle. origin. basic fundamental. principal. chief. main. most important. footing. foot. ground work. ground. support. basement. bedding. base. bottom. essence. fabric. grounding. groundwork. leading. master. pedestal.
  10. (en) Foundation
  11. (fr) Fondement
  12. (la) Fundamentum

olarak (nedir)

  1. (en) As, qua

permanently (nedir)

  1. Zf. daimi olarak, temelli olarak, kalıcı olarak, sürekli biçimde

for (nedir)

  1. Genellikle canlı hayvanlardan oluşan malların satıcı tarafından, alıcının belirlediği demiryolu istasyonunda teslim edilmesi yükümlülüğünü içeren bir teslim biçimi ve buna dayalı fiyat.
  2. (en) Free on rail
  3. (kıs). foreign, forestry.
  4. Edat bağlaç için, -e; uğruna; şerefine; -den dolayı sebebi ile, cihetten; -e mukabil, karşı; uygun; yerine; hususunda, dair; göre; baglaç çünkü, zira. for all I know bildiğime göre. for all that herşeye rağmen. forall the world ne pahasına olursa olsun, dünyada; tıpkı, aynen. for cash peşin para ile. for good bütün bütün, temelli olarak. for life hayat boyunca. for many miles around bütün civarda. for months aylardan beri; aylarca. for my part kendi hesabıma, bana kalırsa. for my sake hatırım için. for once bir kerecik, bir defacık. for reform yenilik taraftarı, devrimci. for sale satılık. for the life of me başım hakkı için, vallahi. for the second time ikinci defa olarak. as for me bana gelince. be tried for his life idam talebiyle yargılanmak. care for bakmak, meşgul olmak; sevmek; arzu etmek. For shame ! Ne ayıp! fit for nothing hiç bir işe yaramaz, beş para etmez. go for almaya gitmek; (k).dili kabul etmek, istemek. go for a walk yürüyüşe çıkmak. Go for it! Saldır ! Davran! hard up for money para sıkıntısında. He was hanged for a pirate. Korsan diye asıldı. I for one do not believe it. Kendi hesabıma ben inanmıyorum. If it weren't for you... Siz olmasaydınız... Is he the man for the job? O bu işin adamı mı? It is for you to make the move. Bu işe siz önayak olmalısınız. işe girişmek size düşer. It's time for school. Okul zamanı geldi. Iast for many hours saatlerce sürmek. He has left for India. Hindistan'a hareket etti. Iong for hasretini çekmek, özlemek, çok istemek, canı çekmek. mistaken for him ona benzetilmiş. not long for this world ölumü yakın, (colloq). suyu kaynamış. notorious for -e adı çıkmış, ile meşhur. Now we are in for it. Çattık belâya ! Oh, for wings ! Keşke kanatlarım olsaydı! pay for ödemek. ready for dinner yemeğe hazır. shift for oneself kendini geçindinmek. So much for that. Bu hususta şimdilik bu kadar yeter. take him for a robber onu hırsız sanmak. Things look bad for you. işleriniz kötü görünüyor. a belt for ten liras on liralık kemer. time for work işe uygun zaman. use a book for a desk sıra yerine kitap kullanmak. too beautiful for words sözle tarif edilemeyecek kadar güzel. tooth for tooth dişe diş. tremble for üzerine titremek. walk for two miles iki mil yürümek. What for? Niçin? Neden? word for word harfiyen, kelimesi kelimesine.
  5. Ed. için, göre, amacıyla, doğru, uygun, yönünde, yarayan, karşı, dolayı, sebebiyle

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)