Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > temel haklar nedir, temel haklar ne demek (temel haklar nnd)

temel haklar nedir, temel haklar ne demek?

temel haklar

  1. Kişiye bağlı dokunulmaz, devredilmez hak ve özgürlükler.
  2. (en) Fundamental rights.

temel (nedir ne demek)

  1. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü
    Örnek: Evin temelleri sökülüyor gibi sarsılıyor. H. E. Adıvar
  2. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur.
  3. En önemli, belli başlı, ana, esas, asıl, baz
  4. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler
    Örnek: Temelde sıradan bir Fransız vodviline dayanırdı oynadıkları oyun. N. Cumalı
  5. Bir nota için kaynak alınabilecek en pes perdeli ses.
  6. (Genel anlamda) Bir şeyin üzerindetemellendiği, kurulduğu şey (bir evintemeli, bir kurumuntemeli vb.).
  7. Tinsel nitelikte bir şeyin varsaydığı ve kendisine dayandığı ilke. (Ma tematiğintemeli, hukukuntemeli, eğitimintemeli, ahlâkıntemeli vb. Ahlâkıntemeli, bir ahlâk öğretisinde, ahlaksal doğruların kendisinden çıkarıldığı ilkedir; (ör. Epikuros'un ahlâk felsefesinde bu ilke haz'dır).
  8. Bütün bir bilgiler bağlamının kendisinden çıkarılabildiği en genel ve en yalın önerme; en genel önermelerden ve en genel düşüncelerden kurulmuş bir dizge. (Ör. Tümevarımıntemeli, kendisinden biçimsel olarak olaylardan yasalara geçme hakkının çıkarılabileceği bir ilkedir.)
  9. Bir şeyin gelişimi için ilk ögeler.
  10. En önemli, belli başlı, ana, esas.
  11. Dayanıklı.
  12. Bir yapının sağlam dayanak buluncaya kadar toprak içinde aşağıya doğru uzatılan dip duvarları.
  13. (en) Basic.
  14. (en) Bread-And-Butter.
  15. (en) Fundamental.
  16. (en) Primary.
  17. (en) Principal.
  18. (en) Underlying.
  19. (en) Elementary.
  20. (en) Basal.
  21. (en) Abecederian.
  22. (en) Constitutive.
  23. (en) Elemental.
  24. (en) Guiding.
  25. (en) Parent.
  26. (en) Rudimental.
  27. (en) Rudimentary.
  28. (en) Staple.
  29. (en) Working.
  30. (en) Foundation.
  31. (en) Base.
  32. (en) Basis.
  33. (en) Footing.
  34. (en) Ground.
  35. (en) Groundwork.
  36. (en) Root.
  37. (en) Back.
  38. (en) Central.
  39. (en) Cornerstone.
  40. (en) Essential.
  41. (en) Grounding.
  42. (en) Keynote.
  43. (en) Leading.
  44. (en) Main.
  45. (en) Precept.
  46. (en) Rationale.
  47. (en) Rudiments.
  48. (en) Chief.
  49. (en) Basic principle.
  50. (en) Origin.
  51. (en) Basic fundamental.
  52. (en) Most important.
  53. (en) Foot.
  54. (en) Ground work.
  55. (en) Support.
  56. (en) Basement.
  57. (en) Bedding.
  58. (en) Bottom.
  59. (en) Essence.
  60. (en) Fabric.
  61. (en) Master.
  62. (en) Pedestal.
  63. (fr) Fondement
  64. (la) Fundamentum

haklar (nedir ne demek)

  1. Hukuk (karş. töre).

hak (nedir ne demek)

  1. Toprak.
  2. Toprak.
  3. Adalet.
  4. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç
    Örnek: Üstelik adli tatil olduğu için hak sahipleri bekleşirler. B. Felek
  5. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk.
  6. Geçmiş ve harcanmış emek.
  7. Pay.
  8. Emek karşılığı ücret.
  9. Doğru, gerçek
  10. Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma.
  11. Kâğıttaki yazıyı kazıma.
  12. Tanrı.
  13. Bk. oymabaskı
  14. (en) Benefit.
  15. (en) [Jim Fullington] heel, back part of the foot; back part of the sole of a shoe; hoe, pickaxe; cut, incision.
  16. (en) Condign.
  17. (en) Justice.
  18. (en) Claim.
  19. (en) Authority.
  20. (en) Dibs.
  21. (en) Franchise.
  22. (en) Title.
  23. (en) Warrant.
  24. (en) Warranty.
  25. (en) The right.
  26. (en) Just.
  27. (en) Right.
  28. (en) Renumeration.
  29. (en) Right dealing.
  30. (en) One's due / right / share.
  31. (en) Fairness.
  32. (en) True.
  33. (en) Allowance.
  34. (en) Margin.
  35. (en) Benefice.
  36. (en) Beneficium.
  37. (en) Competence.
  38. (en) Prerogative.
  39. (en) Privilege.
  40. (en) Reason.
  41. (en) Remuneration.
  42. (en) Truth.

oymabaskı (nedir ne demek)

  1. (Resim) Çinko, bakır, tahta gibi plaklara kazıma ile yapılan resimleri kâğıda basma tekniklerine verilen ad. Resim kazınmış plakların ya çukurlaştınlmış yerlerine ya da düz bırakılmış yerlerine boya ya da mürekkep yedirerek basma sanatı. a. bk. ağaç-oyma, taş bas kı, linoloyma, akvatinta, düzbaskı, yüksek baskı, derin baskı.
  2. (en) Engraving, etching.

bağlı (nedir ne demek)

  1. Bir bağ ile tutturulmuş olan
    Örnek: Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı. Halikarnas Balıkçısı
  2. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste
    Örnek: Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı. B. Necatigil
  3. Sınırlanmış, sınırlı.
  4. Kapatılmış olan, kapalı.
  5. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan.
  6. Sadık
    Örnek: Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Anayasa
  7. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun.
  8. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).
  9. Mülzem.
  10. İki parçanın, aracın vb. birbirine eklenmiş olma durumu.
  11. (en) Bound.
  12. (en) Tied.
  13. (en) Conditional.
  14. (en) Attendant.
  15. (en) İnseparable.
  16. (en) Loyal.
  17. (en) Relative.
  18. (en) Reliant.
  19. (en) Subject.
  20. (en) Ancillary.
  21. (en) Dependent on.
  22. (en) Related to.
  23. (en) Connected with.
  24. (en) Coupled.
  25. (en) Bonded.
  26. (en) Connected.
  27. (en) Dependent.
  28. (en) Dependant.
  29. (en) Attached.
  30. (en) Hooked.
  31. (en) Faithful.
  32. (en) Adherent.
  33. (en) Adhesive.
  34. (en) Adjective.
  35. (en) Affiliated.
  36. (en) Amenable.
  37. (en) Appurtenant.
  38. (en) Banded.
  39. (en) Cohesive.
  40. (en) Conjoint.
  41. (en) Consequent.
  42. (en) Corded.
  43. (en) Devoted.
  44. (en) Germane.
  45. (en) İncidental.
  46. (en) Laced.
  47. (en) Obse.
  48. (en) Contingent.
  49. (en) Related.
  50. (en) İmpotent.
  51. (en) Spellbound.
  52. (en) Committed.
  53. (en) Appertaining.
  54. (en) Bound up in.
  55. (en) Fixed.
  56. (en) Geared.
  57. (en) Subordinate.
  58. (en) Subsi.
  59. (al) Gekuppelt
  60. (fr) Accouplé

dokunulmaz (nedir ne demek)

  1. İlişilmez, el sürülmez, taarruzdan korunmuş
    Örnek: Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez, temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Anayasa
  2. Hiçbir biçimde eleştirilemez
    Örnek: Dokunulmaz, yan bakılmaz, müstesna bir mahluktur. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. (en) İmmune.
  4. (en) Sacrosanct.
  5. (en) Untouchable.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.026