|
temek
-
Ahırdaki gübreyi dışarı atmak için kullanılan kapaklı veya kapaksız delik, pencere.
-
Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı
Örnek:
Dışarıda yağmur yağıyor. S. F. Abasıyanık
-
Kişinin konutundan ayrı olan yer
Örnek:
Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı. A. İlhan
-
Yurt dışı
Örnek:
Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik. B. Felek
-
Dışa, dış çevreye
Örnek:
Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı. A. İlhan
-
Out. outside of. forth. outside. exterior.
-
Clear. forth. out. outside. exterior. abroad.
-
Out. the outside. exterior. abroad. outdoors. forth.
-
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak.
-
Bir şeyi yere doğru bırakmak.
-
Bir kimsenin ilişiğini kesmek.
-
Koymak
Örnek:
Mutlaka yemeklerimize biber atmayı âdet edinmişiz. B. Felek
-
Rastgele bir kenara koymak.
-
Uzatmak.
-
Bir yerden başka bir yere taşımak.
-
Sille, tokat vurmak.
-
Draw the longbow. throw. throw away. throw into. eject. give a kick. tell lies. cashier. cast. cast away. cast off. catapult. chuck. chuck away. chuck out. dart. dash. deliver. discharge. doff. drop. elbow out. elbow smb. out. eliminate. fabricate. f.
-
Axe. bung. cast. chuck. cut. dart. discard. discharge. eliminate. expel. impute. project. reject. remove. scrap. shed. shoot. shy. sling. throw. toss.
-
Discard.
-
Scut ch
-
Blow, blow out
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|