|
tema
-
Asıl konu.
-
Öğretici veya edebî bir eserde işlenen konu, düşünce, görüş.
-
Bir besteyi oluşturan temel motif.
-
Bk. izdem
-
Bk. konu
-
Bir ders programı, bir öğretim ünitesi, bir eğitim etkinliği için temel olarak benimsenen ve yinelenen düşünce ya da konu.
-
Theme. subject. topic. plot. leitmotif. leitmotiv.
-
theme.
-
Subject. motif. theme.
-
theme
-
Bir filmin, bir televizyon oyununun içeriğini, özünü en kısa yoldan özetleyen ana düşünce; dramatik yapının çekirdeği; ilk görüntülerden son görüntülere dek geliştirilip işlenen ana düşünce.
-
theme
-
Thema
-
thème
-
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı.
-
Kök, köken, kaynak.
-
Gerçeklik, esas, hakikat.
-
Soy, nesep
Örnek:
İnsan dedi, aslını unutmamalıdır. S. F. Abasıyanık
-
Gerçek
Örnek:
Genç kızın bıraktığı mektup asıl sebebi meydana çıkarmıştı. R. N. Güntekin
-
Bir şeyin temelini oluşturan, ana.
-
Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan.
-
Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı.
-
Yeniçeri ocağından olanların ulufelerini gösteren defterin özgün nüshası.
-
True. real. original. actual. main. elementary. principal. cardinal. master. authentic. central. in chief. intrinsic. pivotal. virtual. principally. original. origin. origination. extraction. foundation. gist. groundwork. provenance. root-stock. foun.
-
Actual. essence. fountain. main. master. original. parentage. seed. virtual. foundation. base. reality. truth. origin. source. the original. real. true. genuine. essential. principal. primary. actually.
-
Actual. origin. original (copy. original. essence of a thing. essential. real.
-
True. fundamental. family stock. capital stock. institutional copy. derivation. descent. essence. germ. original copy. pivotal. premier. prime. principal. source. stuff.
-
asylum.
-
Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu
Örnek:
Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım. Y. Z. Ortaç
-
Üzerinde konuşulan şey, bahis
-
Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri.
-
Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm
-
Bu yolda saptanmış olan nesne
-
Öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu.
-
Ele alınan, üzerindekonuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay.
-
Herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri.
-
1-2. object, 3. story, subject, action theme
-
Subject. matter. point. issue. theme. topic. affair. argument. business. head. heading. res. shebang. subject matter. text. thing.
-
Business. matter. object. question. scope. subject. text. theme. topic.
-
Subject. topic. matter. subject matter. case. change of design. head. heading. point. purview. question. res. shebang. text. theme.
-
Subject, subject matter
-
argument
-
1-2. Objekt, Aufnahmeobjekt, 3. Sujet, Filmsujet, Inhaltsangabe, Stoff
-
1-2. objet, 3. sujet, récit
-
argument
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|